Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/1983 K.2015/3114
Özet: Uyuşmazlık konusu, Hükmet Konağı çay ocağını işleten katılanın abisinin oğlu tarafından posta çeki hesabına yatırılması için verilen 400 TL’nin sanığın (posta dağıtıcısı) tarafınca iade edilip kalanının ödenmemesi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşup oluşmadığıdır. Mahkeme, sanığın sadece posta dağıtıcı olarak çalıştığını ve para üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunduğunu kabul ederek güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine karar vermiş ve 5320 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca adli para cezasını “5 gün, 6 gün, 5 gün” ve “100 TL” olarak düzelterek hükmü onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümet Konağı çay ocağını işleten katılanın, abisinin oğlu posta çeki hesabına yatırması için farklı tarihlerde iki kez 200 TL olmak üzere toplam 400 TL parayı, ... ... Müdürlüğünde posta dağıtım elamanı olarak çalışan sanığa vermesine rağmen, sanığın paraları katılanın istediği hesaba yatırmadığı, bu paradan 100 TL sini katılana iade ederek geri kalanını vermediği, ... den alınan yazı kapsamında sanığın sadece posta dağıtıcısı olarak çalıştığı, posta hesabına para yatırma gibi bir görevinin olmadığı, böylece sanığın kendisine teslim edilmiş olan para üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunduğu anlaşıldığından, güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, sanığın 100 TL yi iade ettikten sonra katılanın şikayet etmesi nedeni ile kısmi ödemeye razı olmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde “180 gün” olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "180 GÜN", "225 GÜN", “187 GÜN” ve “3740 TL” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 GÜN", "6 GÜN”, “5 GÜN” ve “100 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümet Konağı çay ocağını işleten katılanın, abisinin oğlu posta çeki hesabına yatırması için farklı tarihlerde iki kez 200 TL olmak üzere toplam 400 TL parayı, ... ... Müdürlüğünde posta dağıtım elamanı olarak çalışan sanığa vermesine rağmen, sanığın paraları katılanın istediği hesaba yatırmadığı, bu paradan 100 TL sini katılana iade ederek geri kalanını vermediği, ... den alınan yazı kapsamında sanığın sadece posta dağıtıcısı olarak çalıştığı, posta hesabına para yatırma gibi bir görevinin olmadığı, böylece sanığın kendisine teslim edilmiş olan para üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunduğu anlaşıldığından, güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, sanığın 100 TL yi iade ettikten sonra katılanın şikayet etmesi nedeni ile kısmi ödemeye razı olmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde “180 gün” olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "180 GÜN", "225 GÜN", “187 GÜN” ve “3740 TL” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 GÜN", "6 GÜN”, “5 GÜN” ve “100 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.