Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/16106 K.2016/9920
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın bir tartışma sırasında polis aracının camını kırarak kamu malına zarar vermesi ve biber gazıyla etkisiz hale getirilmesiyle ilgili olarak kamu malına zarar verme suçunun işlenip işlenmediğidir; mahkeme, TCK’nın 152/1‑a, 21/2, 168, 62 ve 50/1‑a maddeleri uyarınca sanığı 1.320 TL adli para cezası ile cezalandırarak karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu malına zarar verme
HÜKÜM: TCK’nın 152/1-a, 21/2, 168, 62, 50/1-a maddeleri gereğince 1.320 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın olay akşamı bir şahısla tartıştığı, şahsın bıçak çıkarması üzerine olay yerine polis ekibinin geldiği, şahsı polis aracına bindirmek istedikleri sırada sanığın şahsa yumrukla saldırmak istediği ancak elinin polis aracının camına geldiği ve camın kırıldığı, sanığın şahsa tekrar vurmaya çalışması üzerine biber gazıyla etkisiz hale getirildiği ve bu şekilde kamu malına zarar verme suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın savunmaları, tanık beyanı, olay ve görgü tespit tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkındaki hapis cezası adli para cezasına çevrilirken 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı olarak uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün (7) numaralı fıkrasına “5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kamu malına zarar verme
HÜKÜM: TCK’nın 152/1-a, 21/2, 168, 62, 50/1-a maddeleri gereğince 1.320 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın olay akşamı bir şahısla tartıştığı, şahsın bıçak çıkarması üzerine olay yerine polis ekibinin geldiği, şahsı polis aracına bindirmek istedikleri sırada sanığın şahsa yumrukla saldırmak istediği ancak elinin polis aracının camına geldiği ve camın kırıldığı, sanığın şahsa tekrar vurmaya çalışması üzerine biber gazıyla etkisiz hale getirildiği ve bu şekilde kamu malına zarar verme suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın savunmaları, tanık beyanı, olay ve görgü tespit tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkındaki hapis cezası adli para cezasına çevrilirken 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı olarak uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün (7) numaralı fıkrasına “5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.