Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/12582 K.2015/7481
Özet: (1) Sanığın, 2010 don afeti desteği başvurusunda arazisinin sadece 35,59 dönümünü kayısı bahçesi olarak beyan ederek, gerçekte yalnızca bu kısmı destekleme ücreti alarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edildi. (2) Mahkeme, yapılan yerinde incelemenin ve yönetmelik hükümlerinin ışığında sanığın eyleminin hile boyutuna ulaşmadığını belirterek beraat kararını onayladı.
Tebliğname No: 15 - 2013/176863
MAHKEMESİ: Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 15/03/2013
NUMARASI: 2012/239 (E) ve 2013/110 (K)
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
SUÇ
TARİHİ: 2010
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 2010 yılında meydana gelen ve 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamı dışında kalan don afeti nedeniyle zarar gören çiftçilere yönelik telafi edici destek ödeme yapılmasına ilişkin yayınlanan Bakanlar Kurulu kararına istinaden, Yazıhan İlçe Tarım Müdürlüğü'ne başvurarak, Yazıhan ilçesi Eğribük Köyü'nde bulunan kendisine ait 1148 nolu parseldeki 50,59 dönümün kayısı bahçesi olduğunu beyan ederek don afeti desteği aldığı, ancak yerinde yapılan incelemede de söz konusu parselde 35,59 dönümünün kayısı bahçesi, geri kalanın ise boş tarla ve fidan olduğunun tespit edildiği, sanığın bu şekilde usulsüz olarak destekleme ücreti almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
2010 yılında don afet desteği almak için sanık tarafından yapılan bildirimin içeriğinin gerçek olup olmadığının katılan kurum görevlilerince yerinde yapılacak basit bir inceleme sonucunda kolaylıkla tespit edilebileceğinden, bu şekilde bildirim yapılmasının katılan kurum görevlilerinin denetim olanağını ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki “Tabi Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkındaki Yönetmeliğinin” 10. vd maddelerinde meydana gelen zararın Hasar Tespit Komisyonunca yerinde tespitini zorunlu kılındığı, dolayısıyla katılan kurumun beyana bağlı olmaksızın yapacağı basit bir incelemeden sonra söz konusu arazilerde ne kadar kayısı ağacının ekili olduğunun tespit edebilmesinin mümkün olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02/12/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
MAHKEMESİ: Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 15/03/2013
NUMARASI: 2012/239 (E) ve 2013/110 (K)
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
SUÇ
TARİHİ: 2010
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 2010 yılında meydana gelen ve 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamı dışında kalan don afeti nedeniyle zarar gören çiftçilere yönelik telafi edici destek ödeme yapılmasına ilişkin yayınlanan Bakanlar Kurulu kararına istinaden, Yazıhan İlçe Tarım Müdürlüğü'ne başvurarak, Yazıhan ilçesi Eğribük Köyü'nde bulunan kendisine ait 1148 nolu parseldeki 50,59 dönümün kayısı bahçesi olduğunu beyan ederek don afeti desteği aldığı, ancak yerinde yapılan incelemede de söz konusu parselde 35,59 dönümünün kayısı bahçesi, geri kalanın ise boş tarla ve fidan olduğunun tespit edildiği, sanığın bu şekilde usulsüz olarak destekleme ücreti almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
2010 yılında don afet desteği almak için sanık tarafından yapılan bildirimin içeriğinin gerçek olup olmadığının katılan kurum görevlilerince yerinde yapılacak basit bir inceleme sonucunda kolaylıkla tespit edilebileceğinden, bu şekilde bildirim yapılmasının katılan kurum görevlilerinin denetim olanağını ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki “Tabi Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkındaki Yönetmeliğinin” 10. vd maddelerinde meydana gelen zararın Hasar Tespit Komisyonunca yerinde tespitini zorunlu kılındığı, dolayısıyla katılan kurumun beyana bağlı olmaksızın yapacağı basit bir incelemeden sonra söz konusu arazilerde ne kadar kayısı ağacının ekili olduğunun tespit edebilmesinin mümkün olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02/12/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.