‹ Ana sayfa
Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/1172 K.2015/2256

Esas No: 2015/1172 · Karar No: 2015/2256 · Karar Tarihi: 04.06.2015
Özet: (1) Sanığın, milletvekili danışmanı olarak çalıştığı süre boyunca katılandan ve diğer kişilerden çeşitli hizmetler karşılığında para alarak dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edildi; (2) Mahkeme, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında dolandırıcılık oluşturduğunu kabul ederek mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa, kısmi ikrar içeren sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinden önce avukatı olması nedeniyle tanıdığı katılana, Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekili danışmanı olarak görev yaptığını, ... milletvekillerinin avukatı olarak belirlendiğini ve milletvekillerine yemek organizasyonu yapacağından bahisle katılandan 400 TL ile daha sonraki bir tarihte katılan adına sağlık raporu çıkartacağından bahisle 235 TL'yi alan sanığın, sabit görülen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sanığın, farklı tarihlerde ve birden fazla kez katılandan para aldığı sabit olduğu dikkate alınarak; 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü birden fazla ihlal etmek suretiyle ve değişik zamanlarda birden fazla kez menfaat temin etmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında ceza verilirken zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı maddenin birinci fıkrasında gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmeş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yıplamısın gerektirmeyen bu husunun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?