‹ Ana sayfa
Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/11409 K.2016/9469

Esas No: 2015/11409 · Karar No: 2016/9469 · Karar Tarihi: 09.11.2016
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın acentelik sözleşmesi kapsamında katılan şirketin sigorta işlemlerinden tahsil ettiği parayı şirkete ödemeyip uhdesinde tutarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiası üzerine ortaya çıktı. (2) Mahkeme, eksik inceleme ve yetersiz delil değerlendirmesi nedeniyle kararını bozdu ve 09.11.2016 tarihinde oybirliği ile kararla dosyayı iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma

HÜKÜM: Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
13/06/2007 tarihli acentelik sözleşmesi ile katılan şirketin acenteliğini yapan sanığın katılan adına yaptığı sigorta işlemleri sonucu tahsil ettiği paraları şirkete ödemeyip uhdesinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın aşamalarda, Emel Sigorta şirketinden 2008 yılında ayrıldığı, şirkette mali konularda sorumluluğun ... isimli patronunda olduğunu savunması, ...'in de hazırlıkta alınan beyanlarında sigorta bedeli olarak 60.000 TL borçlu olmalarına rağmen katılan şirketin borcu 79.000 TL olarak bildirmesi üzerine kendisinin borcu ödemediğini ifade etmesi, hazırlık aşamasında alınan bilirkişi raporunda katılan şirket kayıtlarında alacak olarak görünen rakamın ne kadarının sanığın şirkette yetkili olduğu döneme ilişkin olduğunun tespit edilmemiş olması bu yönüyle raporun kanaat olumuşunda yetersiz kalması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer verilmeyecek şekilde açığa çıkarılabilmesi amacıyla, ... hakkında aynı eylem dolayısıyla açılan ve iddianamede birleştirilmeleri talep olunan mahkemenin 2011/324 esas sayılı dava dosyasının inccelenmesi bahsi edilen dosyada karar verilmemiş ise davaların hukuki ve fiili irtibat nedeni ile birleştirilerek görülmesi, karar verilmiş ise onaylı suretinin dosya kapsamına alınması, bilirkişi vasıtasıyla sanığın sorumlu olduğu süreç için katılan şirkete ait alacak miktarının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde miktarının belirlenmesi ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan şirket vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?