Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/1007 K.2015/7547
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın Almanya’da bulunan bir üzüm bağının satışı için M.K. ile yaptığı anlaşma ve ek 350 TL alarak dolandırıcılık suçlamasıdır. Mahkeme, dolandırıcılığın oluştuğunu kabul ederek sanığı suçlu buldu ve ilgili hak yoksunluklarının düzeltilmesiyle birlikte kararını onayladı.
Tebliğname No: 11 - 2011/120609
MAHKEMESİ: Söğüt Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 12/01/2011
NUMARASI: 2010/5 (E) ve 2011/4 (K)
SUÇ: Dolandırıcılık
SUÇ
TARİHİ: 14/09/2005
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, Almanya'da yaşayan İ. B. isimli şahsa ait olan ve bu şahıs tarafından müşteki Y.. D..'a kiralanmış bulunan üzüm bağının kendisine ait olduğunu, bu bağdaki üzümleri satmak istediğini söyleyerek müşteki M.. K.. ile pazarlık yaptığı ve 500 TL'ye anlaşmaya vardıkları, müşteki M.. K..'un arkadaşı tanık M. G.'ün müşteki adına kaparo olarak sanığa 50 TL verdiği, geri kalan bedelin ertesi gün bağda üzümlerin kesimi sırasında verileceği hususunda anlaşmaya vardıkları ancak sanığın aynı günün akşamında müşteki M.. K..'un evine giderek hastası olduğunu, acil para lazım olduğunu söyleyerek 350 TL daha alarak menfaat temin ettiği anlaşıldığından, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, maddenin (b) fıkrasında yer alan "ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" şeklindeki ibarenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ve ayrıca
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması nedeniyle bu hususlar,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin (c) bendinin hükümden çıkartılarak yerine "TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi ve TCK'nın 53/1. maddesinin (b) bendinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan "ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Söğüt Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 12/01/2011
NUMARASI: 2010/5 (E) ve 2011/4 (K)
SUÇ: Dolandırıcılık
SUÇ
TARİHİ: 14/09/2005
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, Almanya'da yaşayan İ. B. isimli şahsa ait olan ve bu şahıs tarafından müşteki Y.. D..'a kiralanmış bulunan üzüm bağının kendisine ait olduğunu, bu bağdaki üzümleri satmak istediğini söyleyerek müşteki M.. K.. ile pazarlık yaptığı ve 500 TL'ye anlaşmaya vardıkları, müşteki M.. K..'un arkadaşı tanık M. G.'ün müşteki adına kaparo olarak sanığa 50 TL verdiği, geri kalan bedelin ertesi gün bağda üzümlerin kesimi sırasında verileceği hususunda anlaşmaya vardıkları ancak sanığın aynı günün akşamında müşteki M.. K..'un evine giderek hastası olduğunu, acil para lazım olduğunu söyleyerek 350 TL daha alarak menfaat temin ettiği anlaşıldığından, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, maddenin (b) fıkrasında yer alan "ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" şeklindeki ibarenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ve ayrıca
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması nedeniyle bu hususlar,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin (c) bendinin hükümden çıkartılarak yerine "TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" cümlesinin eklenmesi ve TCK'nın 53/1. maddesinin (b) bendinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan "ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.