Yargıtay 22. Hukuk Dairesi İş Hukuku
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2017/5095 K.2017/11706
Özet: Uyuşturulan uyuşmazlık, işçinin ücret ödenmemesi, tatillerde çalışması ve iş sözleşmesinin feshi konularında taraflar arasında ortaya çıkmıştır. Mahkeme, kararın bozulmasına, temyiz harcının iadesine ve 22.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar almıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Davalı temyizi yönünden;
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 1.784,85 TL olup, karar tarihi itibari ile 2.190,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427, 432 maddeleri uyarınca REDDİNE,
2-Davacı temyizi yönünden;
Davacı işçinin ücretinin gerçek ücreti olup olmadığı, fazla çalışma yapıp yapmadığı, tatillerde çalışıp çalışmadığı ve buna göre iş sözleşmesini feshetmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin ücretlerinin ödenmemesi, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden belirtilmemesi, iş koşullarının ağırlaştırılması 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II. maddesi uyarınca işçiye haklı fesih hakkı verir.
İş hukukunda çalışma olgusunu, bu kapsamda fazla mesai yaptığını, tatillerde çalıştığını iddia eden işçi, karşılığı ücretin ödendiğini de işveren kanıtlamalıdır.
Dosyadaki deliller kapsamında davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen ücretinin gerçek ücret değil asgari ücret olduğu ve davacının işçilik alacaklarının bulunduğu sübuta ermiştir. Ayrıca haklı fesih nedeni süreklilik arzedecek şekilde devam ettiği sürece 6 günlük hak düşürücü sürenin de geçtiği söylenemeyecektir. Gerçek ücret üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirim yapılmadığı sürece temadi eden akde aykırılık nedeniyle hak düşürücü süre geçmediğinden davacının haklı feshi konusunda değerlendirme yapılarak, kıdem tazminatının kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine dair hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Davalı temyizi yönünden;
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 1.784,85 TL olup, karar tarihi itibari ile 2.190,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427, 432 maddeleri uyarınca REDDİNE,
2-Davacı temyizi yönünden;
Davacı işçinin ücretinin gerçek ücreti olup olmadığı, fazla çalışma yapıp yapmadığı, tatillerde çalışıp çalışmadığı ve buna göre iş sözleşmesini feshetmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin ücretlerinin ödenmemesi, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden belirtilmemesi, iş koşullarının ağırlaştırılması 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II. maddesi uyarınca işçiye haklı fesih hakkı verir.
İş hukukunda çalışma olgusunu, bu kapsamda fazla mesai yaptığını, tatillerde çalıştığını iddia eden işçi, karşılığı ücretin ödendiğini de işveren kanıtlamalıdır.
Dosyadaki deliller kapsamında davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen ücretinin gerçek ücret değil asgari ücret olduğu ve davacının işçilik alacaklarının bulunduğu sübuta ermiştir. Ayrıca haklı fesih nedeni süreklilik arzedecek şekilde devam ettiği sürece 6 günlük hak düşürücü sürenin de geçtiği söylenemeyecektir. Gerçek ücret üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirim yapılmadığı sürece temadi eden akde aykırılık nedeniyle hak düşürücü süre geçmediğinden davacının haklı feshi konusunda değerlendirme yapılarak, kıdem tazminatının kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine dair hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.