‹ Ana sayfa
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi İş Hukuku

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/5316 K.2012/26020

Esas No: 2012/5316 · Karar No: 2012/26020 · Karar Tarihi: 21.11.2012
Özet: (1) Davacı, 20 Nisan 2000‑30 Eylül 2008 tarihleri arasında işverende çalıştığı süreye ilişkin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, bayram ve genel tatil ücretleri ile diğer alacakların ödenmesini talep etmiş; mahkeme, iş sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatına hak tanıyarak, bu tutarın 9.300 TL’lik ödenmiş miktardan mahsup edilmesi gerektiğine karar vererek davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir. (2) Davalı, temyiz süresi içinde temyiz başvurusunda bulunmuş, ancak mahkeme kararının gerekçesinin usulüne uygun şekilde tefhim edilmediği ve temyiz reddinin hatalı ol…
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, bayram tatili ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Mahkeme, kararın davalının yüzüne karşı verilmesine rağmen, kanuni temyiz süresi içinde karar davalı tarafça temyiz edilmediğinden temyizin reddine karar vermiştir. Davalı bu kararı dahi temyiz etmiştir. O halde, bu yön üzerinde özellikle durulmalıdır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 321/2. maddesinde, “Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.” hükmü düzenlenmiş olup, somut olayda, mahkemece kısa kararda hükmün gerekçesi açıklanmadığı gibi bunun sebebine dair açıklamada da bulunmadığından davalıya yapılan tefhim usulüne uygun yapılmamıştır. Bu durumda, davalı temyizinin süreden reddi doğru değildir. Mahkemenin 13.02.2012 tarihli temyizin reddi kararının kaldırılarak davalının temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi;
Davacı vekili, davalının davacıya ait işyerinde 20.4.2000-30.9.2008 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli sebep olmaksızın feshedildiğini, fesih sonrasında işçilik alacaklarının ödenmediğini ... sürerek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 22.09.2011 tarihli ıslah dilekçesi 12.093,00 TL kıdem tazminatı, 2.361,00 TL ihbar tazminatı, 16.786,00 TL fazla mesai, 753,00 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti, 1.074,00 TL ücret alacağının faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının 20.4.2000-30.5.2008 tarihleri arasında brüt 1.500,00 TL ücret ile davalıya ait işyerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin işverence haksız ve geçersiz sebeplerle feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ibranamede ödendiği belirtilen 9.300,00 TL'nın kıdem tazminatına mahsuben yapıldığı sebebiyle makbuz hükmünde kabul edilerek, belirlenen kıdem tazminatından mahsup edilmesi gerektiği, davacının diğer alacaklara da hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.

Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

4857 sayılı İş Kanun'unda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.

İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanun'un 323. maddesinin 2. fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.

Somut olayda, davacının davalıya ait işyerinde 20.4.2000-30.9.2008 tarihleri arasında muhasebe elemanı olarak çalıştığı, davacının 1.500,00 TL brüt 1.200,00 TL ... ücret aldığını iddia ettiği, davalının asgari ücretle çalıştığını ... sürdüğü, tanıklardan birinin, 2.000,00 TL ücretle çalışma olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimin asgari ücretten yapıldığını beyan ettiği, diğer tanığın, 850,00 TL ücret aldığını, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimin nasıl yapıldığını bilmediğini söylediği, 2006/Mayıs ayı bordrosunda 3.483,50 TL brüt, 2.500,00 TL ... ücret aldığının görüldüğü, işverence düzenlenen kıdem tazminatı ödeme belgesinde ücretin asgari ücret olarak kabul edildiği, bilirkişice, ücret bordrosunun kredi kullanımı için verilmiş olabileceğini bu nedenle kabul edilemeyeceği, buna göre davacının beyanı dikkate alınarak brüt 1.500,00 TL ... 1.074,75 TL ücretle çalıştığının kabul edilmesi gerektiği belirtilerek hesaplamaların buna göre yapıldığı anlaşılmış olup, tarafların ücret konusunda anlaşamadıkları, ücretin 1.500,00 TL brüt olduğuna dair davacının soyut iddiası dışında belge de bulunmadığı gözetilerek, işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 21.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?