Yargıtay 22. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/8342 K.2015/6604
Özet: Uyuşmazlık konusu, yerel mahkemece verilen hırsızlık kararıyla ilgili temyiz itirazlarının (sanığın tıbbi raporu, işyeri dokunulmazlığı, ceza artırımının gerekçesi ve velayet hakkı) eksik inceleme ve hatalı değerlendirme iddialarıdır. Mahkeme, bu eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasına hükmederek 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle kararı iptal etmiştir.
Tebliğname No: 6 - 2011/310468
MAHKEMESİ: Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 02/06/2011
NUMARASI: 2011/160 (E) ve 2011/285 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümden sonra temyiz aşamasında sunulan 20.08.2003 tarihli TSK sağlık raporunun getirtilerek, adı geçen sanığın Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine sevki ile 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamında, suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme (irade) yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı araştırılarak yöntemince raporla saptanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu,
2-Sanığın olay gecesi, katılan A.. M..ne ait ambardan, katılan temsilcisi olan P.. K..'ın soruşturma aşamasında alınan beyanına göre hurda olan bakır malzemeleri çalarken güvenlik görevlilerince yakalandığı somut olayda, sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan malzemelerin çalındığı depo olarak kullanılan yerin binanın müştemilatı olmadığı kabul edilmesine rağmen hırsızlık suçunun bina ya da eklentilerinde işlendiğine ilişkin delillerin neler olduğunun karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, sanığın 5237 sayılı yasanın 142/1-b maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; mahallinde keşif yapılarak suça konu kabloların alındığı ambarın bina niteliğinde olup olmadığı araştırılıp saptandıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-Temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine karşın 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi uygulanırken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden en üst oranda artırım yapılması,
4-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık S.. A..'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 02/06/2011
NUMARASI: 2011/160 (E) ve 2011/285 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümden sonra temyiz aşamasında sunulan 20.08.2003 tarihli TSK sağlık raporunun getirtilerek, adı geçen sanığın Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine sevki ile 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamında, suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme (irade) yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı araştırılarak yöntemince raporla saptanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu,
2-Sanığın olay gecesi, katılan A.. M..ne ait ambardan, katılan temsilcisi olan P.. K..'ın soruşturma aşamasında alınan beyanına göre hurda olan bakır malzemeleri çalarken güvenlik görevlilerince yakalandığı somut olayda, sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan malzemelerin çalındığı depo olarak kullanılan yerin binanın müştemilatı olmadığı kabul edilmesine rağmen hırsızlık suçunun bina ya da eklentilerinde işlendiğine ilişkin delillerin neler olduğunun karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, sanığın 5237 sayılı yasanın 142/1-b maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; mahallinde keşif yapılarak suça konu kabloların alındığı ambarın bina niteliğinde olup olmadığı araştırılıp saptandıktan sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-Temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine karşın 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi uygulanırken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden en üst oranda artırım yapılması,
4-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık S.. A..'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.