Yargıtay 22. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/7218 K.2015/8328
Özet: Uyuşmazlık konusu, 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesi uyarınca hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklılığı ve sanıkların eylemlerinin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturmasıdır. Mahkeme, sanıkların haklarının korunması gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar vererek, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının birleşik olarak değerlendirilmesini reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanıkların polis tarafından kuşku üzerine yakalandıklarında çaldıkları eşyaların yerini gösterip nereden çaldıklarını da belirterek müracaatı bulunmayan yakınana eksiksiz olarak iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK'nın 493/1-son, 522 (pek fahiş), 523 ve sanık Nihat yönünden ayrıca 81/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 168/1. maddelerindeki hırsızlık suçu yanında yakınanın şikayetçi olması da dikkate alınarak aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, mala zarar verme suçu yönünden CMK'nun 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağının değerlendirilerek bir bütün halinde uygulanıp sonuç cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde karşılaştırılarak sonucuna göre lehe yasanın saptanıp uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz iddiaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 03.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanıkların polis tarafından kuşku üzerine yakalandıklarında çaldıkları eşyaların yerini gösterip nereden çaldıklarını da belirterek müracaatı bulunmayan yakınana eksiksiz olarak iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK'nın 493/1-son, 522 (pek fahiş), 523 ve sanık Nihat yönünden ayrıca 81/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 168/1. maddelerindeki hırsızlık suçu yanında yakınanın şikayetçi olması da dikkate alınarak aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, mala zarar verme suçu yönünden CMK'nun 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağının değerlendirilerek bir bütün halinde uygulanıp sonuç cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde karşılaştırılarak sonucuna göre lehe yasanın saptanıp uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz iddiaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 03.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.