Yargıtay 22. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/15308 K.2016/10346
Özet: Uyuşmazlık, müştekinin işyerine izinsiz girerek cep telefonları ve para çalmasıyla ilgili hırsızlık suçunun işlendiği iddiası üzerine sanığın parmak izinin eşleşmesiyle ortaya çıktı. Mahkeme, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe nedeniyle verilen mahkumiyet kararını bozarak yeni bir yargılama yapılmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Müşteki ile sanığın olay öncesinde tanışıklıklarının bulunup, suç tarihinde duvarın delinerek müştekinin iş yerine girildiği, cep telefonları ile paranın çalındığı ve kart okuyucusu üzerinden elde edilen parmak izinin sanıkla eşleştiği olayda; sanığın kendisinin de telefon alım satımı yaptığını, önceden tanıdığı müştekinin iş yerine gidip geldiği için parmak izinin eşleşmiş olabileceğini söyleyip suçu kabul etmediği, müştekinin ise kovuşturma aşamasında sanıkla aralarında alacak meselesi yüzünden husumet olduğunu, akrabaları arasında davalar bulunduğunu ve bu nedenle de suç tarihi ve öncesinde iş yerine gelmediğini, en son 2005 yılında 5 veya 6. aylarda geldiğini beyan edip, hükümden sonra sunmuş olduğu 12.11.2013 havale tarihli dilekçede ise, zararının giderildiğini ve olay tarihi ile öncesinde sanığın suça konu iş yerine geldiği için parmak izinin çıkmış olabileceğini beyan etmesi karşısında; tarafların bahsettiği husumete ilişkin varsa dava dosyaları araştırılarak ve müştekinin iş yeri çalışanları da bu hususa ilişkin tanık olarak dinlenilerek husumetin oluştuğu tarih belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kabule göre de;
1-Müştekinin hükümden sonra göndermiş olduğu dilekçede zararının giderildiğini beyan etmesi karşısında; bozma sonrası yapılacak yargılamada, 5237 sayılı TCK'nin 168. maddesinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
2-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15. 06. 2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Müşteki ile sanığın olay öncesinde tanışıklıklarının bulunup, suç tarihinde duvarın delinerek müştekinin iş yerine girildiği, cep telefonları ile paranın çalındığı ve kart okuyucusu üzerinden elde edilen parmak izinin sanıkla eşleştiği olayda; sanığın kendisinin de telefon alım satımı yaptığını, önceden tanıdığı müştekinin iş yerine gidip geldiği için parmak izinin eşleşmiş olabileceğini söyleyip suçu kabul etmediği, müştekinin ise kovuşturma aşamasında sanıkla aralarında alacak meselesi yüzünden husumet olduğunu, akrabaları arasında davalar bulunduğunu ve bu nedenle de suç tarihi ve öncesinde iş yerine gelmediğini, en son 2005 yılında 5 veya 6. aylarda geldiğini beyan edip, hükümden sonra sunmuş olduğu 12.11.2013 havale tarihli dilekçede ise, zararının giderildiğini ve olay tarihi ile öncesinde sanığın suça konu iş yerine geldiği için parmak izinin çıkmış olabileceğini beyan etmesi karşısında; tarafların bahsettiği husumete ilişkin varsa dava dosyaları araştırılarak ve müştekinin iş yeri çalışanları da bu hususa ilişkin tanık olarak dinlenilerek husumetin oluştuğu tarih belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kabule göre de;
1-Müştekinin hükümden sonra göndermiş olduğu dilekçede zararının giderildiğini beyan etmesi karşısında; bozma sonrası yapılacak yargılamada, 5237 sayılı TCK'nin 168. maddesinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
2-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15. 06. 2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.