Yargıtay 22. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/14347 K.2016/4958
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 165/1 ve 53 maddeleri çerçevesinde hırsızlık suçundan sorumlu tutulup tutulmadığıydı; mahkeme, sanıkların yüklenen suçtan birlikte sorumlu tutularak yetersiz gerekçeyle mahkumiyetine karar vermiştir. Mahkemenin sonucu, bu mahkumiyet kararının temyiz itirazları nedeniyle 31/03/2016 tarihinde oybirliğiyle bozulmasıdır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanıkların ve tanık ...'ün aşamalarda değişen ve birbirleriyle çelişen beyanları arasındaki çelişkilerin giderilerek, hangi beyana neden üstünlük tanındığı değerlendirilip suçun sübutuna dair somut deliller de tartışıldıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği halde yazılı şekilde her iki sanığın da yüklenen suçtan birlikte sorumlu tutularak yetersiz gerekçe ile mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Sanıkların olaydan yaklaşık 3 hafta kadar sonra, suça konu 10 F 8716 plaka sayılı motosikletin motor bloğunun kendilerine ait ... plaka sayılı motosiklete takılı şekilde ve sanık ...'in kullanımında seyir halindeyken yakalandıkları, suça konu motosikletin başka bir parçasının ele geçmediği, sanık ...'in kollukta, savcılıkta ve sorgudaki savunmalarında da; ... plaka sayılı motosikletin 15 gün kadar önce çalındığını ve kendi imkanlarıyla yaptıkları aramalarda motosikleti parçalanmış vaziyette bulup tamir ederek kullanmaya başladıklarını beyan etmesi karşısında eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
c-Sanıkların, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun infaz tarihine kadar; sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanıkların ve tanık ...'ün aşamalarda değişen ve birbirleriyle çelişen beyanları arasındaki çelişkilerin giderilerek, hangi beyana neden üstünlük tanındığı değerlendirilip suçun sübutuna dair somut deliller de tartışıldıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği halde yazılı şekilde her iki sanığın da yüklenen suçtan birlikte sorumlu tutularak yetersiz gerekçe ile mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-Sanıkların olaydan yaklaşık 3 hafta kadar sonra, suça konu 10 F 8716 plaka sayılı motosikletin motor bloğunun kendilerine ait ... plaka sayılı motosiklete takılı şekilde ve sanık ...'in kullanımında seyir halindeyken yakalandıkları, suça konu motosikletin başka bir parçasının ele geçmediği, sanık ...'in kollukta, savcılıkta ve sorgudaki savunmalarında da; ... plaka sayılı motosikletin 15 gün kadar önce çalındığını ve kendi imkanlarıyla yaptıkları aramalarda motosikleti parçalanmış vaziyette bulup tamir ederek kullanmaya başladıklarını beyan etmesi karşısında eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
c-Sanıkların, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun infaz tarihine kadar; sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.