Yargıtay 22. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/13448 K.2016/8050
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 22. Ceza Dairesi, 2015/13448 E. ve 2016/8050 K. neden hırsızlık suçuna mahkumiyet kararı vererek, kurulun kararının nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre belirlenmiş olup, tarafların müvekkil atamasında yaşanan haksızlıkla birlikte, mernis adresine yapılan tebligelerin gerekçesinde, mahkemenin kabul ettiği temyiz dilekçesini dağılma kararıyla, kararın temyiz edilebileceğini yetkilendirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarih ve 9-7-56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kovuşturma evresinde kendisine müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda müdafiye yapılan tefhim ve tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, dosya kapsamına ve duruşma tutanaklarına göre sanığın bozma ilamı öncesi mahkemece zorunlu olarak atanan müdafiiden haberinin olmadığı ve bozma ilamı sonrası müdafii olmaksızın savunması alındığında müdafii talebinin bulunmadığını beyan etmesine rağmen yokluğunda ve müdafiinin yüzüne karşı verilen hükmün mahkemece atanan müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; 08.11.2012 tarihli mahkumiyet kararının bilinen en son adresinde yöntemine uygun şekilde, bilinen adresinde tebliğ yapılamıyorsa, varsa mernis adresinde sanık ...'a tebliği ile müdafiinin temyiz istemini kabul edip etmediğinin sorulması, vermesi halinde temyiz dilekçesi de dosyasına eklendikten ve gerek görülmesi halinde ek tebliğname düzenlendikten sonra dosyanın incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 12.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarih ve 9-7-56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kovuşturma evresinde kendisine müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda müdafiye yapılan tefhim ve tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, dosya kapsamına ve duruşma tutanaklarına göre sanığın bozma ilamı öncesi mahkemece zorunlu olarak atanan müdafiiden haberinin olmadığı ve bozma ilamı sonrası müdafii olmaksızın savunması alındığında müdafii talebinin bulunmadığını beyan etmesine rağmen yokluğunda ve müdafiinin yüzüne karşı verilen hükmün mahkemece atanan müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; 08.11.2012 tarihli mahkumiyet kararının bilinen en son adresinde yöntemine uygun şekilde, bilinen adresinde tebliğ yapılamıyorsa, varsa mernis adresinde sanık ...'a tebliği ile müdafiinin temyiz istemini kabul edip etmediğinin sorulması, vermesi halinde temyiz dilekçesi de dosyasına eklendikten ve gerek görülmesi halinde ek tebliğname düzenlendikten sonra dosyanın incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 12.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.