‹ Ana sayfa
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/1287 K.2012/7875

Esas No: 2012/1287 · Karar No: 2012/7875 · Karar Tarihi: 14.05.2012
Özet: (1) Davacının Nisan‑2006 ile 25 Haziran 2006 tarihleri arasında işyerinde çalıştığının tespiti için açılan davada, mahkeme HUMK’nun 409/5 maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılıp açılmadığını belirtti. (2) Mahkeme, davacının duruşma gününü tebligatla bilgilendirilmediğini ve bu nedenle dava açılmadığını kabul ederek kararını bozdu, temyiz harcının iadesini de kararla birlikte talep etti.
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Nisan 2006- 25/06/2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, HUMK'nun 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR
Dava, davacının Nisan 2000-25.9.2006 tarihleri arasında davalı apartman işyerinde kapıcı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davacının 24.05.2011 tarihli duruşmayı takip etmediğinden işlemden kaldırılan dosyanın üç aylık süre içersinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık dava tarihinde yürürlükte olan HUMK’nun 409. Maddesindeki (halen HMK’nun 150. maddesi) koşulların davacı bakımından oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davacı vekili adına çıkarılan dava dilekçesi ve ilk duruşma gününün tebliğine ilişkin tebligatın Uyap Sisteminden alınan çıktısında, davacı vekilinin bozma kararından önce verdiği temyiz dilekçesindeki son adresi olan ... Cad. No:98/5 .../... adresi olduğu ancak bu adresin üzerinin kalemle çizilerek taşınmadan önceki adresin yazıldığı, bu şekilde tebliğe çıkarılan tebligatın alıcısının taşındığının ikinci adresinin bilinmediğinden mahalle muhtarının tasdiki ile iadesine dair şerhle iade edildiği ve mahkemece bu tebligat geçerli kabul edilerek, yargılama yapılmak suretiyle davacı vekilinin duruşma gününden haberdar olduğu halde mazeret bildirmeksizin gelmediği gerekçesi ile HUMK’nun 409. Maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılıp, açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu duruma göre de dava dilekçesinin ve duruşma gününün yasanın aradığı şartlara uygun biçimde davacıya bildirilmediği ortadadır.

Hal böyle olunca davacıya dava dilekçesi usulünce tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamanın sürdürülmesi gerekirken, usulünce taraf teşkili oluşturulmadan HUMK’nun 409. Maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılıp sonrasında da açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?