Yargıtay 21. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Vergi Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/2991 K.2016/6217
Özet: (1) Sanığın, 2005‑2007 yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlaması; (2) Mahkeme, sanığın bu suçlamayı kabul etmediğini ve gerçek ticari faaliyetinin olmadığını belirterek, vergi usulü delillerin yetersizliğine dayanarak 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın yetkilisi olduğu şirketin 2005, 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın suçlamayı kabul etmeyerek, 2007 yılında işleri iyi gitmediği için şirketinin battığını, ancak gerçekten ticari bir faaliyetinin olduğunu, üç işçi istihdam ettiğini, ilgili yıllara ait defter ve belgelerinin eksiksiz olduğunu, incelemenin tarh dosyası üzerinden yapılması nedeniyle yetersiz olduğunu, sahte fatura düzenlemediğini savunması, 2005, 2006, 2007 takvim yıllarında beyan edilen KDV matrahlarının yüksek tutarlar içermesi, vergi suçu ve vergi tekniği raporlarında, yapılan yoklamalarda adreslerinde bulunamayan, işçi çalıştırmayan, vergi ödevlerini yerine getirmeyen sanığın bu kadar yüksek tutarlarda satış yapabilecek sermaye yapı ve organizasyonuna sahip olmadığı halde yüksek miktarlarda faturalar kesmesi itibariyle gerçekte hiçbir ticari faaliyetinin olmamasına rağmen komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin değerlendirilmesi, sanığa tebligat yapılamadığından defter ve belgelerine ulaşılamadığı cihetle tarh dosyası ve harici doneler üzerinden inceleme yapıldığı için sahte olduğu belirtilen faturaların tarih ve diğer bilgileri gibi ayrıntılarının gösterilemediğinin anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak derecede belirlenmesi amacıyla;
Öncelikle sanığın 2005, 2006 ve 2007 takvim yıllarına ait defter ve belgeleri getirtilerek düzenlediği fatura dökümlerinin ve bu faturaları verdiği mükelleflerin ayrıntılı bilgilerinin tespit edilmesi, ilgili yıllara ilişkin BA, BS formları verilip verilmediği ilgili kurumdan sorulup verilmiş ise bu belgeler ile sanığın defter ve belgeleri arasında karşılaştırma yapılması, söz konusu faturaları kullanan şirketler hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı, şirket yetkilileri hakkında dava açılmış olup olmadığının ilgili vergi dairelerinden araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler, faturaları kullananların yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyen ile kullanan mükelleflerin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması, gerekirse faturaları kullanan şirket yetkilileri dinlenerek sözü edilen faturaları kimden ve hangi hukuki ilişki karşılığında aldıklarının, sanıkla muhatap olup olmadıklarının sorulması, söz konusu faturaların hangi matbaada basıldığı ve sanık tarafından teslim alınıp alınmadığı araştırılıp, tüm bu araştırmaların sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanığın yetkilisi olduğu şirketin 2005, 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın suçlamayı kabul etmeyerek, 2007 yılında işleri iyi gitmediği için şirketinin battığını, ancak gerçekten ticari bir faaliyetinin olduğunu, üç işçi istihdam ettiğini, ilgili yıllara ait defter ve belgelerinin eksiksiz olduğunu, incelemenin tarh dosyası üzerinden yapılması nedeniyle yetersiz olduğunu, sahte fatura düzenlemediğini savunması, 2005, 2006, 2007 takvim yıllarında beyan edilen KDV matrahlarının yüksek tutarlar içermesi, vergi suçu ve vergi tekniği raporlarında, yapılan yoklamalarda adreslerinde bulunamayan, işçi çalıştırmayan, vergi ödevlerini yerine getirmeyen sanığın bu kadar yüksek tutarlarda satış yapabilecek sermaye yapı ve organizasyonuna sahip olmadığı halde yüksek miktarlarda faturalar kesmesi itibariyle gerçekte hiçbir ticari faaliyetinin olmamasına rağmen komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiğinin değerlendirilmesi, sanığa tebligat yapılamadığından defter ve belgelerine ulaşılamadığı cihetle tarh dosyası ve harici doneler üzerinden inceleme yapıldığı için sahte olduğu belirtilen faturaların tarih ve diğer bilgileri gibi ayrıntılarının gösterilemediğinin anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak derecede belirlenmesi amacıyla;
Öncelikle sanığın 2005, 2006 ve 2007 takvim yıllarına ait defter ve belgeleri getirtilerek düzenlediği fatura dökümlerinin ve bu faturaları verdiği mükelleflerin ayrıntılı bilgilerinin tespit edilmesi, ilgili yıllara ilişkin BA, BS formları verilip verilmediği ilgili kurumdan sorulup verilmiş ise bu belgeler ile sanığın defter ve belgeleri arasında karşılaştırma yapılması, söz konusu faturaları kullanan şirketler hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı, şirket yetkilileri hakkında dava açılmış olup olmadığının ilgili vergi dairelerinden araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler, faturaları kullananların yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyen ile kullanan mükelleflerin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması, gerekirse faturaları kullanan şirket yetkilileri dinlenerek sözü edilen faturaları kimden ve hangi hukuki ilişki karşılığında aldıklarının, sanıkla muhatap olup olmadıklarının sorulması, söz konusu faturaların hangi matbaada basıldığı ve sanık tarafından teslim alınıp alınmadığı araştırılıp, tüm bu araştırmaların sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.