Yargıtay 21. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/1006 K.2016/3613
Özet: (1) Sanığın, özel hukuk tüzel kişisi olarak kamusal yetki kullanma hakkı olmadığı ve mühürleme işleminin yokluğu nedeniyle “mühür bozma” suçunun unsurlarının oluşmadığı iddiası; (2) Mahkeme, bu gerekçelerle sanığın beraat kararını vermiş ve temyiz itirazlarını reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Beraat
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 tarih, 2009/11-89 Esas ve 2009/243 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının, “sanığın duruşmada hazır bulunmaması” başlığını taşıyan 193. maddesine, 01.06.2005 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5353 sayılı Yasa ile eklenen 2. fıkrası gerekçesinde, “sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa dahi dava gıyabında bitirilebilir. Böylece sanığın lehine bir düzenleme getirilmiş ve gereksiz yere davanın uzaması önlenmek istenmiştir" şeklinde açıklanmış olup, maddenin değişiklik gerekçesinde de belirtildiği üzere, sanık hakkında, mahkumiyet dışında bir karar verileceği hallerde, davanın gereksiz yere uzamaması için sorgusu yapılmadan da davanın bitirilmesi olanaklı hale gelmiştir. Somut olayda; Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca, Dairemize gönderilen 12.11.2013 tarih ve ...... sayılı cevabi yazı uyarınca, suça konu mühürleme tutanağını düzenleyen ...... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin, mühürleme tarihinden önce 29.12.2010 tarihinde özelleştirildiği ve özel hukuk tüzel kişisi olarak kamusal yetki kullanma hakkı olmadığından, Anayasa ve Kanuna dayalı kamusal yetkiyi kullanan bir makam tarafından konulmuş mühürleme işleminin bulunmaması nedeniyle, sanığa yüklenen "mühür bozma" suçunun unsurları oluşmayacağından, sanığın savunması alınmadan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmeyerek tebliğnamedeki bu hususa ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Beraat
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 tarih, 2009/11-89 Esas ve 2009/243 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının, “sanığın duruşmada hazır bulunmaması” başlığını taşıyan 193. maddesine, 01.06.2005 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5353 sayılı Yasa ile eklenen 2. fıkrası gerekçesinde, “sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa dahi dava gıyabında bitirilebilir. Böylece sanığın lehine bir düzenleme getirilmiş ve gereksiz yere davanın uzaması önlenmek istenmiştir" şeklinde açıklanmış olup, maddenin değişiklik gerekçesinde de belirtildiği üzere, sanık hakkında, mahkumiyet dışında bir karar verileceği hallerde, davanın gereksiz yere uzamaması için sorgusu yapılmadan da davanın bitirilmesi olanaklı hale gelmiştir. Somut olayda; Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca, Dairemize gönderilen 12.11.2013 tarih ve ...... sayılı cevabi yazı uyarınca, suça konu mühürleme tutanağını düzenleyen ...... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin, mühürleme tarihinden önce 29.12.2010 tarihinde özelleştirildiği ve özel hukuk tüzel kişisi olarak kamusal yetki kullanma hakkı olmadığından, Anayasa ve Kanuna dayalı kamusal yetkiyi kullanan bir makam tarafından konulmuş mühürleme işleminin bulunmaması nedeniyle, sanığa yüklenen "mühür bozma" suçunun unsurları oluşmayacağından, sanığın savunması alınmadan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmeyerek tebliğnamedeki bu hususa ilişen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.