Yargıtay 21. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/8979 K.2016/7992
Özet: Mahkeme, sanıkların kendilerini devlet görevlisi ve avukat olarak tanıtarak, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerini kabul etmiş ancak 5320/8/1 ve 1412/321 maddeleri uyarınca kararını bozmış, 26.12.2016 tarihli oybirliğiyle kararla hüküm Bozulmasına karar vermiş.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanıklardan ... ve ...’in kendilerini altın arayan devlet görevlisi olarak tanıtmak, diğer sanıkların da kendilerini avukat olarak tanıtmak suretiyle katılanları aldatıp kendilerine para göndermesini sağlayarak üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda; sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin sübutu halinde eylemlerinin; 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin 1. bendine eklenen L alt bendi ile “Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle” oluşan dolandırıcılık eylemini oluşturacağı, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup derhal uygulanması gerektiği hususları gözönünde bulundurulduğunda; bu suçtan ve bu suçla bağlantılı olduğu için birlikte görülmelerinde zorunluluk bulunan "resmi belgede sahtecilik" suçundan yargılama yapma ve delilleri takdir ve değerlendirme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların müdafiilerinin ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 26.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanıklardan ... ve ...’in kendilerini altın arayan devlet görevlisi olarak tanıtmak, diğer sanıkların da kendilerini avukat olarak tanıtmak suretiyle katılanları aldatıp kendilerine para göndermesini sağlayarak üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda; sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin sübutu halinde eylemlerinin; 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin 1. bendine eklenen L alt bendi ile “Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle” oluşan dolandırıcılık eylemini oluşturacağı, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup derhal uygulanması gerektiği hususları gözönünde bulundurulduğunda; bu suçtan ve bu suçla bağlantılı olduğu için birlikte görülmelerinde zorunluluk bulunan "resmi belgede sahtecilik" suçundan yargılama yapma ve delilleri takdir ve değerlendirme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların müdafiilerinin ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 26.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.