Yargıtay 21. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/7443 K.2016/5214
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 2015/7443 E. 2016/5214 K. dosyasındaki resmi belgede sahtecilik suçundan senden beraat kararını, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na uygun olmayan yöntemle müvekkile suretli, 14.06.2016’da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tebligat istendi, ve mahkeme bu talebi kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde bulunan "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme gereğince gerekçeli kararın katılma talebinde bulunan müştekinin talimat mahkemesince beyanının alındığı 24.12.2010 tarihli celsede vermiş olduğu adresine tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan mernis adresine tebliğ edilmesi usulsüz olduğu ve ayrıca gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesine aykırı olarak kendisini vekil ile temsil ettiren sanık asile tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanık müdafii ve müşteki adına mahkemece, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin ve temyiz süresinin ne zaman başladığının tebligat üzerine şerh düşülerek, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilerek, buna dair belge ile verilmesi halinde temyiz dilekçesinin de eklenerek ek tebliğname düzenlendikten sonra iadesinin temini için mahalline iletilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde bulunan "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme gereğince gerekçeli kararın katılma talebinde bulunan müştekinin talimat mahkemesince beyanının alındığı 24.12.2010 tarihli celsede vermiş olduğu adresine tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan mernis adresine tebliğ edilmesi usulsüz olduğu ve ayrıca gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesine aykırı olarak kendisini vekil ile temsil ettiren sanık asile tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanık müdafii ve müşteki adına mahkemece, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin ve temyiz süresinin ne zaman başladığının tebligat üzerine şerh düşülerek, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilerek, buna dair belge ile verilmesi halinde temyiz dilekçesinin de eklenerek ek tebliğname düzenlendikten sonra iadesinin temini için mahalline iletilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.