Yargıtay 21. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/5254 K.2016/138
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan (senet düzenleyip ciro ettirmesi) A.Ş.’nin zarar görmesi ve kamu davasına katılma hakkının ihlal edilmesiyle ilgilidir; mahkeme, bu eksiklikleri göz ardı ederek yazılı karar vererek sanığı resmi belgede sahtecilik suçundan mahkum etmiştir. Sonuç olarak, mahkeme kararı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince bozulmuş ve 13.01.2016’da oybirliğiyle iptal edilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) Sanığın suça konu senetleri verdiği... A.Ş.' nin suçtan zarar gördüğü ve kamu davasına katılma hakkı bulunduğundan, duruşma gününün usulen bildirilip şikayet ve delillerini bildirme ve kamu davasına katılma olanağı sağlanmadan, duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 234/1-b maddesine aykırı davranılması,
2) Suça konu senetlerin sanık tarafından düzenlenip ... A.Ş.' ye ciro edilip verildiğinin iddia edildiği olayda; suça konu senetlerin hangi tarihte, aynı zamanda mı yoksa farklı zamanlarda mı verildiği adı geçen şirketten sorularak tespiti ile suç tarihinin belirlenmesi ve 5237 sayılı TCK' nın 43. maddesinde "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle eylemde zincirleme suç hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3) Suça konu senetlerde tanzim yerinin bulunmadığı, borçlu adresi kısmında semt adı olan “...” ibaresinin yazılı olduğu, bunun da idari birim olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu durumda tanzim yeri mevcut olmadığından suç tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 689/son maddesinde öngörülen keşidecinin adı ve soyadı yanında yazılı ve idari birim olarak kabulü mümkün bir yer ismi de bulunmadığından kambiyo senedi vasfı bulunmaması nedeniyle eylemin özel belgede sahtecilik suçuna uygun bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine hükmolunması,
4) Adli emanette kayıtlı suça konu senetlerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesi yasaya aykırı,
5) T.C. Anayasa Mahkemesi' nin, TCK’ nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.01.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) Sanığın suça konu senetleri verdiği... A.Ş.' nin suçtan zarar gördüğü ve kamu davasına katılma hakkı bulunduğundan, duruşma gününün usulen bildirilip şikayet ve delillerini bildirme ve kamu davasına katılma olanağı sağlanmadan, duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 234/1-b maddesine aykırı davranılması,
2) Suça konu senetlerin sanık tarafından düzenlenip ... A.Ş.' ye ciro edilip verildiğinin iddia edildiği olayda; suça konu senetlerin hangi tarihte, aynı zamanda mı yoksa farklı zamanlarda mı verildiği adı geçen şirketten sorularak tespiti ile suç tarihinin belirlenmesi ve 5237 sayılı TCK' nın 43. maddesinde "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle eylemde zincirleme suç hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3) Suça konu senetlerde tanzim yerinin bulunmadığı, borçlu adresi kısmında semt adı olan “...” ibaresinin yazılı olduğu, bunun da idari birim olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu durumda tanzim yeri mevcut olmadığından suç tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 689/son maddesinde öngörülen keşidecinin adı ve soyadı yanında yazılı ve idari birim olarak kabulü mümkün bir yer ismi de bulunmadığından kambiyo senedi vasfı bulunmaması nedeniyle eylemin özel belgede sahtecilik suçuna uygun bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine hükmolunması,
4) Adli emanette kayıtlı suça konu senetlerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesi yasaya aykırı,
5) T.C. Anayasa Mahkemesi' nin, TCK’ nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.01.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.