Yargıtay 21. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/5215 K.2016/248
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 21. Ceza Dairesi, 2015/5215 E. ve 2016/248 K. suçlamalarına ilişkin resmi belgede sahtecilik suçunun TCK 204/1. maddesi uyarınca 8 yıllık asli zamanaşımı nedeniyle temyiz süresinin öncesinde mahkumiyet kararının kuşatıldığını, 5237 sayılı TCK‑66/1‑e ve 5271 sayılı CMK‑223/8 maddelerine dayanarak dava sürecinin 14.01.2016 günü oybirliği ile düşürüldüğünü (kararın Yasal uzlaşma) onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2009 gün ve 214/98 sayılı kararında da açıklandığı üzere; hüküm ve kararlarda yasa yolu bildiriminin, yasa yolu, mercii, şekli ve süresini de kapsayacak şekilde açık ve anlaşılabilir olması zorunlu olup, hüküm sanığın yokluğunda açıklandığı halde, temyiz süresinin başlangıcının yanılgıya yol açacak biçimde “tefhim ve tebliğden itibaren” denilmek suretiyle usulüne uygun olarak gösterilmemesi nedeniyle, sanığın 01.02.2012 tarihli dilekçesi ile yaptığı eski hale getirme isteğinin kabulü ve temyizin süresinde bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “ resmi belgede sahtecilik” suçunun 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde öngörülen cezanın miktarı itibariyle tabi olduğu aynı Yasanın 66/1-e maddesinde 8 yıllık asli zamanaşımının kesici son işlem olan mahkumiyet kararından temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.01.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.04.2009 gün ve 214/98 sayılı kararında da açıklandığı üzere; hüküm ve kararlarda yasa yolu bildiriminin, yasa yolu, mercii, şekli ve süresini de kapsayacak şekilde açık ve anlaşılabilir olması zorunlu olup, hüküm sanığın yokluğunda açıklandığı halde, temyiz süresinin başlangıcının yanılgıya yol açacak biçimde “tefhim ve tebliğden itibaren” denilmek suretiyle usulüne uygun olarak gösterilmemesi nedeniyle, sanığın 01.02.2012 tarihli dilekçesi ile yaptığı eski hale getirme isteğinin kabulü ve temyizin süresinde bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “ resmi belgede sahtecilik” suçunun 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde öngörülen cezanın miktarı itibariyle tabi olduğu aynı Yasanın 66/1-e maddesinde 8 yıllık asli zamanaşımının kesici son işlem olan mahkumiyet kararından temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.01.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.