Yargıtay 21. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/2706 K.2015/4149
Özet: Çivril Asliye Ceza Mahkemesi, 2010/375 (E) ve 2011/242 (K) davasında, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurları bulunmadığını belirterek mahkumiyet kararıyla oluşan hükmü 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi temelinde bozdu.
Tebliğname No: 11 - 2011/360261
MAHKEMESİ: Çivril Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 14/04/2011
NUMARASI: 2010/375 (E) ve 2011/242 (K) SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan 5237 sayılı TCK'nun 206. maddesinde düzenlenen ve doktrinde "fikri sahtecilik" olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, kişinin açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece kişinin (sanığın) beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise bu maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır. Somut olayda, sanığın, A.. Ç.. isimli kişiyle gayri resmi birlikteliğinden olan çocuğunun kendisine teslim edilmesinden sonra çocuğu evlat edinmeyi düşündüğünü beyan ederek sağlık ocağında aşısı ile gerekli tedavi ve tahlillerini yaptırmasına dair tutanakları imzalaması şeklindeki eyleminde; sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine dair hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Çivril Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 14/04/2011
NUMARASI: 2010/375 (E) ve 2011/242 (K) SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan 5237 sayılı TCK'nun 206. maddesinde düzenlenen ve doktrinde "fikri sahtecilik" olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, kişinin açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece kişinin (sanığın) beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise bu maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır. Somut olayda, sanığın, A.. Ç.. isimli kişiyle gayri resmi birlikteliğinden olan çocuğunun kendisine teslim edilmesinden sonra çocuğu evlat edinmeyi düşündüğünü beyan ederek sağlık ocağında aşısı ile gerekli tedavi ve tahlillerini yaptırmasına dair tutanakları imzalaması şeklindeki eyleminde; sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine dair hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.