‹ Ana sayfa
Yargıtay 21. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/10657 K.2017/1329

Esas No: 2015/10657 · Karar No: 2017/1329 · Karar Tarihi: 15.03.2017
Özet: Uyuşmazlık, davalı harici kişinin kendi ortak laistığıyla 22.04.2013 tarihli tasbihcikiteni coğuçarplanik 25.04.2023 ಪತ್ರದಲ್ಲಿ ನಡೆಯಿತು. Mahkeme, sanık, yasal sürede dava açma hakkını kullanmadığı için temyiz talebini reddederek 24.04.2013 tarihinde verilen mahkumiyet kararı kabul etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkumiyet

Sanık hakkında, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı takdiri nedenin varlığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 15.03.2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ
İlk Derece mahkemesi tarafından 24.04.2013 tarihinde yapılan duruşmaya sanık katılmış, sanık müdafii ise aynı tarihte havale ettirdiği dilekçe ile duruşmaya katılamayacağını yokluğunda karar verilmesini talep eden dilekçesini dosyaya ibraz etmiştir.

Mahkeme tarafından 25.04.2013 tarihinde yapılan duruşmada hüküm kurulmuş ve bu hüküm sanığın yüzüne okunmuş, yasa yolları usulüne uygun olarak sanığa anlatılmıştır.

Hüküm için temyiz süresi tefhim tarihi olan 25.04.2013 tarihinde başlamış olup, 7 günlük temyiz süresi içinde sanık veya müdafii tarafından herhangi bir temyiz başvurusu yapılmamıştır.

Daha sonra gerekçeli karar sanık müdafiine tebliğ edilmiş, sanık müdafii tarafından 01.07.2012 tarihli dilekçe ile temyiz başvurusu yapılmıştır.

Sanığın müdafii ile temsil edildiği dosyada müdafii zorunlu müdafii olmayıp, vekaletle davaya katılan müdafidir.

Her ne kadar Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinde tebligatın vekile yapılacağı yönünde bir düzenleme var ise de, aynı maddede CMK'na göre sanıklara karar tebliğine ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/10-182 Esas ve 2012/13-1300 Esas sayılı kararlarında ayrıntılı olarak belirtildiği üzere duruşmada verilen hükmün sanığın yüzüne karşı okunması ve yasa yollarının da usule uygun olarak anlatılması neticesinde sanık müdafiine kısa kararının tebliği gerekmemektedir.

Tüm bu nedenlerle, sanığın yüzüne okunan hüküm tarihi 25.04.2012 olup, CMUK'ta belirlenen 7 günlük temyiz süresi geçtikten sonra müdafii tarafından 01.07.2012 tarihinde yapılan temyiz talebinin süre yönünden reddi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun esastan inceleme sonucu vermiş olduğu onama kararına katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?