Yargıtay 21. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/1006 K.2015/1932
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 21. Ceza Dairesi, 11.06.2015 tarihinde, iddianamenin açıklamasına göre, 11.05.2010 tarihli iddianamada yer alan sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını kabul ederek, dosyanın görevli daireye gönderilmesinin kabulünü onadı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
6110 sayılı Yasanın 8. maddesiyle değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14. maddesinde yer alan "Ceza daireleri arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir. Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir." hükmü ile Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere görevli dairelerin tayininde iddianamedeki açıklama esas alınmalıdır.
Buna göre; 11.05.2010 tarihli iddianamede yer alan "Sanığın, ... Şirketi bayiliğini yapan ... Şirketi isimli iş yerini temsile yetkili olmadığı halde suça konu bonoları bu şirketin kaşesiyle cirolayarak ticari ilişkiden doğan borçlarına karşılık ... Şirketi'ne verdiği" şeklindeki anlatım karşısında; tacir sanığın, ticari faaliyetleri sırasında kendisine verilen bonoya sahte ciro yaparak kullanmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nun 158/1-h maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık ve aynı Yasanın 204/1. maddesindeki memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçu anlatılarak dava açılmıştır.
Bu itibarla iddianamedeki anlatıma, tebliğname tarihine, tavsifin ağırlığına, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine, 11.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
6110 sayılı Yasanın 8. maddesiyle değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14. maddesinde yer alan "Ceza daireleri arasındaki iş bölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir. Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir." hükmü ile Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere görevli dairelerin tayininde iddianamedeki açıklama esas alınmalıdır.
Buna göre; 11.05.2010 tarihli iddianamede yer alan "Sanığın, ... Şirketi bayiliğini yapan ... Şirketi isimli iş yerini temsile yetkili olmadığı halde suça konu bonoları bu şirketin kaşesiyle cirolayarak ticari ilişkiden doğan borçlarına karşılık ... Şirketi'ne verdiği" şeklindeki anlatım karşısında; tacir sanığın, ticari faaliyetleri sırasında kendisine verilen bonoya sahte ciro yaparak kullanmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nun 158/1-h maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık ve aynı Yasanın 204/1. maddesindeki memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçu anlatılarak dava açılmıştır.
Bu itibarla iddianamedeki anlatıma, tebliğname tarihine, tavsifin ağırlığına, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine, 11.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.