Yargıtay 21. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/10030 K.2015/630
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2003 Haziran’da nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, hem dolandırıcılık hem de sahtecilik davalarında verilen mahkumiyet kararlarını onaylayarak, sanığın cezalarını sürdürmeye karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya kapsamından suç tarihinin 2003 yılının Haziran ayı olduğu kabulü ile yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında “Dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ''nitelikli dolandırıcılık'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde düzenlenen uzatmalı dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olup bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık hakkında “Resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde, 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, suça konu çeklerin sanık tarafından ... Şirketi yetkililerine verildiği ve bu çeklerin farklı zamanlarda düzenlendiği veya kullanıldığına dair delilin de bulunmadığı cihetle; 5237 sayılı Yasa hükümleri 765 sayılı Yasaya göre daha lehe sonuç doğuracağından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı nedenlerin bulunmadığı takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 04.05.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya kapsamından suç tarihinin 2003 yılının Haziran ayı olduğu kabulü ile yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında “Dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ''nitelikli dolandırıcılık'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde düzenlenen uzatmalı dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olup bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık hakkında “Resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde, 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, suça konu çeklerin sanık tarafından ... Şirketi yetkililerine verildiği ve bu çeklerin farklı zamanlarda düzenlendiği veya kullanıldığına dair delilin de bulunmadığı cihetle; 5237 sayılı Yasa hükümleri 765 sayılı Yasaya göre daha lehe sonuç doğuracağından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı nedenlerin bulunmadığı takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 04.05.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.