Yargıtay 20. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/4331 K.2017/4794
Özet: (1) Davacının kusursuz kat malikliği söz konusu bağımsız bölüm üzerinde, kat malikleri kurulu kararlarının iptali için kanunda belirlenen süreler içinde açılan davanın gereksinimlerinin incelenmesi, kararın kanonic ve yönetim planına uygunluğu değerlendirildi. (2) Mahkeme, temyiz itirazlarının yerinde olduğunu kabul ederek, mevcut kararın bozulmasına ve temyiz harcının iadesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 25/01/2015 tarihinde yapılmış olan, toplantının ve alınan kararların iptaline karar verilmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davaya konu anataşınmazda kat mülkiyetinin kurulu olduğu, davacının ana taşınmazda bağımsız bölüm maliki olduğu anlaşılmıştır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesinde kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32. madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde ana gayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz hükmü getirilmiştir.
Buna göre; dava konusu taşınmazda davacının bağımsız bölüm maliki olduğu ve yukarıda açıklanan kanun hükmü gereğince hakim müdahalesi isteminde bulunarak dava açma hakkı bulunduğu anlaşılmakla mahkemece davacının dava dilekçesindeki tüm talepleri yönünden işin esası hakkında tüm deliller toplanıp, davacının iptali istenen toplantılara katılıp katılmadıkları, karar iptali davasının kanunda belirtilen süre içinde açılıp açılmadığı, alınan kararlar açısından yeterli nisabın bağlanıp sağlanmadığı her biri için ayrı ayrı değerlendirilerek, alınan kararların kanun ve yönetim planı hükümlerine uygun olup olmadığı ve hakim müdahalesi istemine konu diğer taleplerle ilgili de taraflara ait tüm deliller usulüne uygun olarak toplanarak, gerektiğinde konu ile ilgili uzman bilirkişiden ayrıntılı rapor aldırılarak oluşacak sonuç doğrultusunda kat malikleri kurulunca iptali gereken kararlar alınmış ise somut verilere dayanılarak iptal karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 31/05/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki 25/01/2015 tarihinde yapılmış olan, toplantının ve alınan kararların iptaline karar verilmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davaya konu anataşınmazda kat mülkiyetinin kurulu olduğu, davacının ana taşınmazda bağımsız bölüm maliki olduğu anlaşılmıştır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesinde kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32. madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde ana gayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz hükmü getirilmiştir.
Buna göre; dava konusu taşınmazda davacının bağımsız bölüm maliki olduğu ve yukarıda açıklanan kanun hükmü gereğince hakim müdahalesi isteminde bulunarak dava açma hakkı bulunduğu anlaşılmakla mahkemece davacının dava dilekçesindeki tüm talepleri yönünden işin esası hakkında tüm deliller toplanıp, davacının iptali istenen toplantılara katılıp katılmadıkları, karar iptali davasının kanunda belirtilen süre içinde açılıp açılmadığı, alınan kararlar açısından yeterli nisabın bağlanıp sağlanmadığı her biri için ayrı ayrı değerlendirilerek, alınan kararların kanun ve yönetim planı hükümlerine uygun olup olmadığı ve hakim müdahalesi istemine konu diğer taleplerle ilgili de taraflara ait tüm deliller usulüne uygun olarak toplanarak, gerektiğinde konu ile ilgili uzman bilirkişiden ayrıntılı rapor aldırılarak oluşacak sonuç doğrultusunda kat malikleri kurulunca iptali gereken kararlar alınmış ise somut verilere dayanılarak iptal karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 31/05/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.