Yargıtay 20. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/769 K.2016/1082
Özet: Uyuşmazlık, davacı vekilinin reddi hâkim talebinde bulunması ve bu talebin usulden reddine ilişkin temyiz itirazıdır. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek kararın bozulmasına ve harcın iadesine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından 20.10.2015 tarihli celsede; "... dava yazılı delil ile ispatı gerekirken, yemin deliline ilişkin kabul kararı emredici hukuk hükümlerine ve tarafsızlık hükümlerine aykırıdır. Bu sebepten reddi hâkim talep ediyorum" şeklindeki imzalı beyanı ile reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen hâkim tarafından, istemin reddinin gerektiği yönünde görüş belirtilmesi üzerine, dosyayı inceleyen merci tarafından reddi hâkim talebinin reddine, reddi hâkim talep eden davacı tarafın 500,00.-TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, merci tarafından reddi hâkim talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak; HMK'nın 36. maddesine göre, taraflardan birisi veya onun adına takip yetkisi bulunan yetkili vekili tarafından, vekâletnamesinde özel yetkisi var ise (HMK m.74) reddi hâkim yoluna başvurulabileceği, davacı vekilinin ise vekil olarak atandığına ilişkin Kadıköy 12. Noterliğince düzenlenen 06/05/2014 gün ve 07504 yevmiye nolu vekâletnamede reddi hâkim yoluna başvurulabilmesi için özel yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca, HMK'nın 36. maddesi gereğince hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunduğu iddiasıyla yapılacak reddi hâkim istemi, HMK'nın 38/2. maddesi uyarınca ret talebinin dayandığı sebepler ile delil veya emarelerin açıkça gösterildiği ve varsa belgelerin eklendiği dilekçe ile talep edilir. Somut olayda, davacı vekili tarafından 20.10.2015 tarihli duruşma tutanağındaki imzalı beyanı ile reddi hâkim talebinde bulunulmuş olup, usûlünce yapılmış bir reddi hâkim talebi yoktur. Bu sebeplerle, talebi inceleyen merci tarafından davacı vekilinin reddi hâkim isteminin; hem vekâletnamede özel yetkisi olmadığından hem de, HMK'nın 38/2 maddesi uyarınca dilekçe ile yapılmış reddi hâkim talebi bulunmadığından usulden reddine karar verilmesi gerekirken talebin esastan incelenerek reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 28/01/2016 günü oy birliği ile karar verildi.
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı vekili tarafından 20.10.2015 tarihli celsede; "... dava yazılı delil ile ispatı gerekirken, yemin deliline ilişkin kabul kararı emredici hukuk hükümlerine ve tarafsızlık hükümlerine aykırıdır. Bu sebepten reddi hâkim talep ediyorum" şeklindeki imzalı beyanı ile reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen hâkim tarafından, istemin reddinin gerektiği yönünde görüş belirtilmesi üzerine, dosyayı inceleyen merci tarafından reddi hâkim talebinin reddine, reddi hâkim talep eden davacı tarafın 500,00.-TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, merci tarafından reddi hâkim talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak; HMK'nın 36. maddesine göre, taraflardan birisi veya onun adına takip yetkisi bulunan yetkili vekili tarafından, vekâletnamesinde özel yetkisi var ise (HMK m.74) reddi hâkim yoluna başvurulabileceği, davacı vekilinin ise vekil olarak atandığına ilişkin Kadıköy 12. Noterliğince düzenlenen 06/05/2014 gün ve 07504 yevmiye nolu vekâletnamede reddi hâkim yoluna başvurulabilmesi için özel yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca, HMK'nın 36. maddesi gereğince hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunduğu iddiasıyla yapılacak reddi hâkim istemi, HMK'nın 38/2. maddesi uyarınca ret talebinin dayandığı sebepler ile delil veya emarelerin açıkça gösterildiği ve varsa belgelerin eklendiği dilekçe ile talep edilir. Somut olayda, davacı vekili tarafından 20.10.2015 tarihli duruşma tutanağındaki imzalı beyanı ile reddi hâkim talebinde bulunulmuş olup, usûlünce yapılmış bir reddi hâkim talebi yoktur. Bu sebeplerle, talebi inceleyen merci tarafından davacı vekilinin reddi hâkim isteminin; hem vekâletnamede özel yetkisi olmadığından hem de, HMK'nın 38/2 maddesi uyarınca dilekçe ile yapılmış reddi hâkim talebi bulunmadığından usulden reddine karar verilmesi gerekirken talebin esastan incelenerek reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 28/01/2016 günü oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.