Yargıtay 20. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2014/3172 K.2014/5357
Özet: (1) Davacı, 2004 yılında yapılan orman kadastrosunda iki taşınmazın yanlışlıkla orman sınırına dahil edilmesini ve Hazine adına çıkarılmasını iddia ederek, bu sınırlamanın iptali ve taşınmazların davacının adına tescilini talep etti. (2) Mahkeme, davacıya ait tescili kabul etti ancak temyiz sonucunda mahkemenin kararını bozup, Hazinenin de taraf olarak katılımını sağlayarak yeniden işleme açma kararı aldı.
MAHKEMESİ: Hekimhan Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 24/01/2013
NUMARASI: 2012/180-2013/49
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, zilyetliğe dayanarak yörede 2004 tarihinde ilk kez yapılan ve 20.5.2004 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu sırasında .... Köyünde bulunan iki parça taşınmazın orman sınırı içine alınması ve 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılması işleminin yanlış olduğunu iddia ederek, bu yere ait sınırlamanın iptali ile taşınmazların adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile 5.12.2012 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde sarı renk ile gösterilen 37690,43 m2 ve 6933,09 m2 yüzölçümlü bölümlerin kayısı bahçesi niteliğiyle davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosunun iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yörede 2004 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmaz orman olarak sınırlandırılmıştır. 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca orman kadastrosunun iptali davalarında hasım O.. M..dür. Ancak, somut olayda orman kadastrosunun iptali istemi yanında tescil talebinin de bulunduğu ve mahkemece de davacı adına tescil hükmü kurulduğu halde, tescil davalarında kanunî hasım olan Hazinenin davada yer almaması doğru değildir. Bu nedenle; mahkemece husumet yaygınlaştırılarak davaya Hazinenin de katılımı sağlanmalı, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 12/05/2014 günü oy birliği ile karar verildi.
TARİHİ: 24/01/2013
NUMARASI: 2012/180-2013/49
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, zilyetliğe dayanarak yörede 2004 tarihinde ilk kez yapılan ve 20.5.2004 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu sırasında .... Köyünde bulunan iki parça taşınmazın orman sınırı içine alınması ve 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılması işleminin yanlış olduğunu iddia ederek, bu yere ait sınırlamanın iptali ile taşınmazların adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile 5.12.2012 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde sarı renk ile gösterilen 37690,43 m2 ve 6933,09 m2 yüzölçümlü bölümlerin kayısı bahçesi niteliğiyle davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosunun iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yörede 2004 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmaz orman olarak sınırlandırılmıştır. 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca orman kadastrosunun iptali davalarında hasım O.. M..dür. Ancak, somut olayda orman kadastrosunun iptali istemi yanında tescil talebinin de bulunduğu ve mahkemece de davacı adına tescil hükmü kurulduğu halde, tescil davalarında kanunî hasım olan Hazinenin davada yer almaması doğru değildir. Bu nedenle; mahkemece husumet yaygınlaştırılarak davaya Hazinenin de katılımı sağlanmalı, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 12/05/2014 günü oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.