Yargıtay 20. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/8169 K.2012/9202
Özet: (1) Davacı, Hazine adına tapuya tescilli orman niteliği taşınmazının 1540 m²’lik bölümünün kendisine ait olduğunu iddia ederek tapu kaydının iptalini ve yeniden tescilini talep etti; (2) Mahkeme, davanın reddine karar vererek tapu kaydının iptali talebini kabul etmedi ve temyiz itirazını da reddederek kararın onanmasını sağladı.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı gerçek kişi, ... köyü 106 ada 62 parsel sayılı 7808.125 m2 yüzölçümündeki orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilmiş olan taşınmazın, 1540 m2'lik bölümünün kendisine babası Abdi Köker’den kaldığını, üzerinde ev ve ağıl ve samanlık bulunduğunu belirterek tapu kaydının iptalini talep etmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile fen bilirkişi raporunda gösterilen (A) harfli 5776 m2'lik bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline ilişkin verilen karar, davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 15.11.2007 gün ve 2007/11543-14489 sayılı kararı ile “... Mahkemece çekişmeli taşınmaza ilişkin hüküm dosyasında eldeki dosya ile dava konusu edilen aynı yerin davacının kardeşi İbrahim Köker tarafından dava konusu edildiği ve mahkemece kurulan hükmün temyizi üzerine dairemizin bozma ilamı ile bu taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık olduğu hususunun belirtildiği, talep edilen taşınmazın 62 sayılı orman parselinin içinde 4 yönden ormanlık alan ile çevrili olduğu, ortada daha önce aynı taşınmaza ilişkin verilen bir hüküm bulunduğu gözönüne alınarak mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile davanın kabulü yolunda hüküm kurulması doğru değildir.” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının iptali ve tescili talebine ilişkindir.
Yörede 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı gerçek kişi, ... köyü 106 ada 62 parsel sayılı 7808.125 m2 yüzölçümündeki orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilmiş olan taşınmazın, 1540 m2'lik bölümünün kendisine babası Abdi Köker’den kaldığını, üzerinde ev ve ağıl ve samanlık bulunduğunu belirterek tapu kaydının iptalini talep etmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile fen bilirkişi raporunda gösterilen (A) harfli 5776 m2'lik bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline ilişkin verilen karar, davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle, Dairenin 15.11.2007 gün ve 2007/11543-14489 sayılı kararı ile “... Mahkemece çekişmeli taşınmaza ilişkin hüküm dosyasında eldeki dosya ile dava konusu edilen aynı yerin davacının kardeşi İbrahim Köker tarafından dava konusu edildiği ve mahkemece kurulan hükmün temyizi üzerine dairemizin bozma ilamı ile bu taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık olduğu hususunun belirtildiği, talep edilen taşınmazın 62 sayılı orman parselinin içinde 4 yönden ormanlık alan ile çevrili olduğu, ortada daha önce aynı taşınmaza ilişkin verilen bir hüküm bulunduğu gözönüne alınarak mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile davanın kabulü yolunda hüküm kurulması doğru değildir.” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının iptali ve tescili talebine ilişkindir.
Yörede 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.