Yargıtay 20. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/2155 K.2012/7726
Özet: Uyuşmazlık, Ortaköy köyü 257 ada 2 nolu taşınmazın kadastro tespitine itirazı ve davacının bu taşınmanın kendisine ait olduğunu iddia ederek tesciline karar talebidir; Mahkeme, çekişmeli taşınmazın (A) bölümü için davacıya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarını kabul ederken, (B) bölümünü ham … niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edilmesine karar vererek hükmü düzelterek onamıştır.
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, dava konusu Ortaköy köyü 257 ada 2 nolu 585,95 m2 yüzölçümlü taşınmaz, ham ... vasfıyla, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gerekçesiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., zilyetliğe dayanarak, çekişmeli taşınmazın kendisine ait olduğunu iddia ederek, adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 413,13 m2 yüzölçümlü bölümünde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davacı ... adına tesciline, aynı krokide (B) ile gösterilen 172,82 m2 yüzölçümlü bölümünün yol olduğu gerekçesiyle yol olarak haritasında gösterilmesine, köy tüzel kişiliğine karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümü yönünden davanın reddine karar verildiği ve 3402 sayılı Kadastro Yasasının 30/2. maddesinde öngörülen gerçek hak sahibinin belirlenmesiyle ilgili üç ayrık halden hiç birisi bulunmadığı halde, mahkemece bu bölümün 3402 sayılı Yasanın 16/B maddesi gereğince yol olarak haritasında gösterilmesine karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “Aynı krokide (B) ile gösterilen 172,82 m2 yüzölçümündeki bölümün, 3402 sayılı Yasanın 16/B maddesinin 3. bendine göre yol olarak haritasında gösterilmesine ” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “Aynı krokide (B) ile gösterilen 172,82 m2 yüzölçümlü bölümün tespitte olduğu gibi ham ... niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 21/5/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, dava konusu Ortaköy köyü 257 ada 2 nolu 585,95 m2 yüzölçümlü taşınmaz, ham ... vasfıyla, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gerekçesiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., zilyetliğe dayanarak, çekişmeli taşınmazın kendisine ait olduğunu iddia ederek, adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 413,13 m2 yüzölçümlü bölümünde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davacı ... adına tesciline, aynı krokide (B) ile gösterilen 172,82 m2 yüzölçümlü bölümünün yol olduğu gerekçesiyle yol olarak haritasında gösterilmesine, köy tüzel kişiliğine karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümü yönünden davanın reddine karar verildiği ve 3402 sayılı Kadastro Yasasının 30/2. maddesinde öngörülen gerçek hak sahibinin belirlenmesiyle ilgili üç ayrık halden hiç birisi bulunmadığı halde, mahkemece bu bölümün 3402 sayılı Yasanın 16/B maddesi gereğince yol olarak haritasında gösterilmesine karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “Aynı krokide (B) ile gösterilen 172,82 m2 yüzölçümündeki bölümün, 3402 sayılı Yasanın 16/B maddesinin 3. bendine göre yol olarak haritasında gösterilmesine ” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “Aynı krokide (B) ile gösterilen 172,82 m2 yüzölçümlü bölümün tespitte olduğu gibi ham ... niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına 21/5/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.