Yargıtay 20. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/2102 K.2012/3609
Özet: (1) Davacı, 1275 nolu parselin Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış kadastro tutanağının tespitini ve zilyetliğinin tanınmasını talep etti. (2) Mahkeme, davayı süre yönünden reddederek parselin tesciline karar vermiş, ancak Yargıtay bu kararı bozarak hükmün iptaline ve ilgili konuların yeniden incelenmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasanın 8. maddesiyle eklenen) Ek 4. madde gereğince yapılan kadastro çalışmalarında, ... köyü 1275 nolu 16359,14 m2 yüzölçümlü parsel Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Davacı, çekişmeli parselin kullanıcısı olduğunu iddia ederek zilyetliğinin tespitini istemiştir. Mahkemece davanın 30 günlük askı süresinden sonra 13.05.2011 tarihinde açıldığı gerekçe gösterilerek davanın süre yönünden reddine, dava konusu 1275 nolu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı Hazine tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, zilyetliğin tespitine ilişkindir.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; 3402 sayılı Yasanın 26/4. maddesi hükmüne göre “Kadastro mahkemesinin yetkisi (görevi) her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günde başlar.” Yine aynı yasanın 26/B maddesine göre “Kadastro mahkemesi 11. maddede belirtilen askı ilanı içinde açılan davaları inceler ve karara bağlar.” Görev kamu düzenine ilişkin olup, temyiz edenlerin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Bu sebeple; mahkemece yapılacak iş, askı ilan süresi içinde açılmış bir dava olmadığı için, çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağı kesinleştiğinden davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu düşünülerek görevsizlik kararı vermek ve davalı taşınmaza ait kadastro tutanak aslının olağan usullere göre kesinleştirilmesi için tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ...'nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 12/03/2012 günü oybirliği ile karar verildi.
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasanın 8. maddesiyle eklenen) Ek 4. madde gereğince yapılan kadastro çalışmalarında, ... köyü 1275 nolu 16359,14 m2 yüzölçümlü parsel Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Davacı, çekişmeli parselin kullanıcısı olduğunu iddia ederek zilyetliğinin tespitini istemiştir. Mahkemece davanın 30 günlük askı süresinden sonra 13.05.2011 tarihinde açıldığı gerekçe gösterilerek davanın süre yönünden reddine, dava konusu 1275 nolu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı Hazine tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, zilyetliğin tespitine ilişkindir.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; 3402 sayılı Yasanın 26/4. maddesi hükmüne göre “Kadastro mahkemesinin yetkisi (görevi) her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği günde başlar.” Yine aynı yasanın 26/B maddesine göre “Kadastro mahkemesi 11. maddede belirtilen askı ilanı içinde açılan davaları inceler ve karara bağlar.” Görev kamu düzenine ilişkin olup, temyiz edenlerin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Bu sebeple; mahkemece yapılacak iş, askı ilan süresi içinde açılmış bir dava olmadığı için, çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağı kesinleştiğinden davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu düşünülerek görevsizlik kararı vermek ve davalı taşınmaza ait kadastro tutanak aslının olağan usullere göre kesinleştirilmesi için tapu sicil müdürlüğüne gönderilmesine karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ...'nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 12/03/2012 günü oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.