Yargıtay 20. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/17605 K.2012/751
Özet: Kadastro Mahkemesi, tebligatın usulüne uymadığı gerekçesiyle, karar dosyasını eksik eksik yerel mahkemeye göndererek hükmü onaylamaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davadan dolayı yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmün ...’e tebliğine dair belge üzerinde yapılan incelemede; tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığı görülmüştür.
7201 sayılı Tebligat Yasasının 21. maddesinde; aynen, “kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz ve tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa, keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” denilmiştir.
Bu nedenle; hüküm ...’e yukarıda değinilen yönteme uygun şekilde tebliğ edilip, temyiz için gerekli sürenin beklenmesi,
Ayrıca, dava dosyasının 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 433/3. maddesi ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliğine uygun olarak tarih ve işlem sırasına göre düzenlenip dizi pusulasına bağlandıktan sonra gönderilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Değinilen eksiklik giderilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine 01/02/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Taraflar arasındaki davadan dolayı yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmün ...’e tebliğine dair belge üzerinde yapılan incelemede; tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığı görülmüştür.
7201 sayılı Tebligat Yasasının 21. maddesinde; aynen, “kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz ve tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa, keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” denilmiştir.
Bu nedenle; hüküm ...’e yukarıda değinilen yönteme uygun şekilde tebliğ edilip, temyiz için gerekli sürenin beklenmesi,
Ayrıca, dava dosyasının 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 433/3. maddesi ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliğine uygun olarak tarih ve işlem sırasına göre düzenlenip dizi pusulasına bağlandıktan sonra gönderilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Değinilen eksiklik giderilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine 01/02/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.