Yargıtay 20. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/1068 K.2007/3217
Özet: Uyuşmazlık, DSİ kamulaştırması sırasında 217 ada 13 parsel numaralı taşınmazın tapusuzluğu nedeniyle davacının mülkiyetinin tespiti için açılan kadastro tespitine itiraz (mülkiyetin tespiti) davasıdır. Mahkeme, uzman bilirkişilerin raporları doğrultusunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu ve zilyedlik koşullarının davacı yararına oluştuğunu belirterek, mülkiyetin davacıya ait olduğunun tespitini ve tapuya tescil kararını onaylamış, ayrıca temyiz itirazlarını reddederek kararın onanmasını hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (mülkiyetin tespiti) davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verdiği dilekçe ile ... yıllardır davacının zilyedliğinde olan ve DSİ kamulaştırması sırasında ... Köyü 217 ada 13 parsel numarasını alan taşınmazın tapusuz olduğunu bu nedenle kamulaştırma bedelinin davacıya ödenmediğini ileri sürerek mülkiyetin davacıya ait olduğunun tespitini istemiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 27.06.2006 tarih 2006/8727-9477 sayılı kararıyla “Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede davanın devamı sırasında arazi kadastro çalışmalarının başladığı ve çekişmeli taşınmaza tespit tutanağı düzenlendiği, bu durumda 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi gereğince genel mahkemenin görevinin sona ereceği ve dosyanın Kadastro Mahkemesi’ne devrinin gerektiği” açıklanmış mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın görev yönünden reddine karar verilerek dosya Kadastro Mahkemesi’ne aktarılmış, mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılan keşfe katılan uzman bilirkişilerden alınan ek raporlar doğrultusunda çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyedlik koşullarının davacı yararına oluştuğu belirlenerek davanın kabulüne çekişmeli 120 ada 464 parsel numaralı taşınmazın DSİ Genel Müdürlüğü adına (5018 Sayılı Yasanın geçici 12. maddesi uyarınca Hazine adına) tapuya tesciline, kamulaştırma tarihinden önce taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dava, kadastro tesbitine itiraz (mülkiyetin tespiti) davasıdır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 15/03/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (mülkiyetin tespiti) davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verdiği dilekçe ile ... yıllardır davacının zilyedliğinde olan ve DSİ kamulaştırması sırasında ... Köyü 217 ada 13 parsel numarasını alan taşınmazın tapusuz olduğunu bu nedenle kamulaştırma bedelinin davacıya ödenmediğini ileri sürerek mülkiyetin davacıya ait olduğunun tespitini istemiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 27.06.2006 tarih 2006/8727-9477 sayılı kararıyla “Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede davanın devamı sırasında arazi kadastro çalışmalarının başladığı ve çekişmeli taşınmaza tespit tutanağı düzenlendiği, bu durumda 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi gereğince genel mahkemenin görevinin sona ereceği ve dosyanın Kadastro Mahkemesi’ne devrinin gerektiği” açıklanmış mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın görev yönünden reddine karar verilerek dosya Kadastro Mahkemesi’ne aktarılmış, mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılan keşfe katılan uzman bilirkişilerden alınan ek raporlar doğrultusunda çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyedlik koşullarının davacı yararına oluştuğu belirlenerek davanın kabulüne çekişmeli 120 ada 464 parsel numaralı taşınmazın DSİ Genel Müdürlüğü adına (5018 Sayılı Yasanın geçici 12. maddesi uyarınca Hazine adına) tapuya tesciline, kamulaştırma tarihinden önce taşınmazın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dava, kadastro tesbitine itiraz (mülkiyetin tespiti) davasıdır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 15/03/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.