Yargıtay 20. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/1673 K.2018/4022
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundaki sanık, yargılamada kanunla uygun olmayan delil yürütme ve prosedür hataları nedeniyle haklıkçası bulunmuş, temyiz makamları ise bu hataları doğruladı. Mahkeme, bu eksiklikler nedeniyle 04.10.2018 tarihli oybirliğiyle alınan kararla 20. Ceza Dairesi kararını bozdu.
Mahkeme: ADANA 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-21.03.2016 tarihli fiziki takip tutanağında; sanığın sonradan kimliği ... olarak tespit edilen şahıs ile bir müddet görüştükten sonra birlikte Veysel Karani Camii karşısındaki Ziyapaşa Mahallesi 67027 sokak içerisine girdikleri, bu sokakta uyuşturucu madde alışverişi olduğunun görüldüğü, aynı tarihli basit krokide ise; uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleştiği yer olarak cami ile baraj yolunun birleştiği kısmın gösterildiği ancak 67027 sokağa krokide yer verilmediği, dolayısıyla fiziki takip tutanağı ve basit kroki arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla; uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun belirtilen camiye yürüme mesafesinde 200 metreden yakın olup olmadığının tutanak mümziileri de dinlenerek ve gerektiğinde keşif de yapılmak suretiyle kesin olarak tespit edilerek belirlendikten sonra sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 188/4-b bendinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanıktan ele geçirilen uyuşturucu maddenin "eroin" olduğunun anlaşılması karşısında sanığın cezasında artırım yapılırken uygulama maddesi olarak TCK'nın 188/4 maddesinin gösterilmesi sırasında “a” bendinin gösterilmemiş olması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3-Sanığa verilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında ilgili kanun maddesinin TCK'nın 52/2. maddesi yerine yalnızca “TCK'nın 52. maddesi” olarak yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "21.03.2016" yerine "23.02.2016" olarak yanlış yazılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 04.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-21.03.2016 tarihli fiziki takip tutanağında; sanığın sonradan kimliği ... olarak tespit edilen şahıs ile bir müddet görüştükten sonra birlikte Veysel Karani Camii karşısındaki Ziyapaşa Mahallesi 67027 sokak içerisine girdikleri, bu sokakta uyuşturucu madde alışverişi olduğunun görüldüğü, aynı tarihli basit krokide ise; uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleştiği yer olarak cami ile baraj yolunun birleştiği kısmın gösterildiği ancak 67027 sokağa krokide yer verilmediği, dolayısıyla fiziki takip tutanağı ve basit kroki arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla; uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun belirtilen camiye yürüme mesafesinde 200 metreden yakın olup olmadığının tutanak mümziileri de dinlenerek ve gerektiğinde keşif de yapılmak suretiyle kesin olarak tespit edilerek belirlendikten sonra sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 188/4-b bendinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanıktan ele geçirilen uyuşturucu maddenin "eroin" olduğunun anlaşılması karşısında sanığın cezasında artırım yapılırken uygulama maddesi olarak TCK'nın 188/4 maddesinin gösterilmesi sırasında “a” bendinin gösterilmemiş olması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3-Sanığa verilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında ilgili kanun maddesinin TCK'nın 52/2. maddesi yerine yalnızca “TCK'nın 52. maddesi” olarak yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "21.03.2016" yerine "23.02.2016" olarak yanlış yazılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 04.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.