Yargıtay 20. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/82 K.2017/5097
Özet: (1) Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun unsurlarının, deliller ve vicdani kanıtlar temelinde kanada tespit edilmesiyle ilgili bir uyuşturma ticareti davası; (2) Mahkeme, bu süreçte tespit edilen suç unsurları doğrultusunda mahkûmiyet kararı verdi ve bu kararın ardından sunulan temyiz itirazlarına göre Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin kararına karşı direnme işlemi yapılmaya çalışılmış olsa da, sonuçta iptal edilmesi kararlaştırılmıştır.
Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Temyiz incelemesi, müdafiinin süresindeki isteği nedeniyle sanık hakkında duruşmalı olarak yapıldı.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda uygulama yapmak, bozmadan sonra yapılan inceleme, araştırma ve yeni kanıtlara dayanarak hüküm kurmak, bozma nedeni veya nedenlerini tartışmak, ilk kararda yer almayan daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, hükümde değişiklik yapmak suretiyle verilen direnme kararı özde direnme kararı olmayıp bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir karar olduğu ve Mahkemece, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 21/03/2016 tarih ve 2016/186 esas, 2016/1564 karar sayılı bozma kararına karşı direnildiği belirtilmiş ise de; direnme kararında bozma nedenlerinin tartışılmış olması, ilk kararda yer almayan daire denetiminden geçmemiş bulunan sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükükmlerini uygulanmamasına ilişkin yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulması, şeklen direnme gibi görünse de özde yeni karar niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile temyizen inceleme görevinin 20. Ceza Dairesi'ne ait olduğu kabul edilerek sanık hakkındaki hükmün yapılan incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilen diğer sanık Mustafa Doğantimur'un soyut beyanları ile bu sanığın eşi Halime ve oğlu Semih'in Mustafa'yı kurtarmaya dönük taraflı sayılabilecek beyanları dışında aleyhine mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı aşamada, tevilli beyan ve savunmasıyla suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu anlaşıldığından sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği halde önceki kararda direnme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları ve duruşma sırasındaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 13.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 13.10.2017 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Mehmet Işık'ın katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Av. ...'ın yokluğunda 26.10.2017 tarihinde, açık olarak okundu.
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Temyiz incelemesi, müdafiinin süresindeki isteği nedeniyle sanık hakkında duruşmalı olarak yapıldı.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda uygulama yapmak, bozmadan sonra yapılan inceleme, araştırma ve yeni kanıtlara dayanarak hüküm kurmak, bozma nedeni veya nedenlerini tartışmak, ilk kararda yer almayan daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, hükümde değişiklik yapmak suretiyle verilen direnme kararı özde direnme kararı olmayıp bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir karar olduğu ve Mahkemece, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 21/03/2016 tarih ve 2016/186 esas, 2016/1564 karar sayılı bozma kararına karşı direnildiği belirtilmiş ise de; direnme kararında bozma nedenlerinin tartışılmış olması, ilk kararda yer almayan daire denetiminden geçmemiş bulunan sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükükmlerini uygulanmamasına ilişkin yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulması, şeklen direnme gibi görünse de özde yeni karar niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile temyizen inceleme görevinin 20. Ceza Dairesi'ne ait olduğu kabul edilerek sanık hakkındaki hükmün yapılan incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilen diğer sanık Mustafa Doğantimur'un soyut beyanları ile bu sanığın eşi Halime ve oğlu Semih'in Mustafa'yı kurtarmaya dönük taraflı sayılabilecek beyanları dışında aleyhine mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı aşamada, tevilli beyan ve savunmasıyla suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu anlaşıldığından sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği halde önceki kararda direnme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları ve duruşma sırasındaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 13.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 13.10.2017 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Mehmet Işık'ın katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Av. ...'ın yokluğunda 26.10.2017 tarihinde, açık olarak okundu.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.