Yargıtay 20. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2016/591 K.2016/3696
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı sanığın mahkûmiyetine ilişkin yargılama sürecinde, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli kararının etkisiyle TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında hatalı bulunması ve tekerrür uygulamasının düzeltilmesi gerektiği belirlenmiştir. Mahkeme, hatayı düzeltmek amacıyla hükmü “düzeltmelerle onaylandı” kararı vererek sanığın mahkûmiyetini sürdürmüş, ancak ceza infazı sürecinde koşullu salıverme şartlarını göz önünde bulundurarak ilgili düzenlemeleri yapmıştır.
Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükmün verildiği 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanığın, ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 08.12.2009 tarihinde 2008/247 esas ve 2009/201 karar sayı ile verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti yerine, iş bu dosya ile ilgisi olmayan sanık ... hakkındaki ... Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 11.04.2013 tarihinde verilen 2013/209 esas ve 2013/263 karar sayılı mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesi uyarınca belirtilen aykırılıkların düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine "Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına " ibaresinin yazılması,
2- Hüküm fıkrasından, tekerrür uygulamasına ilişkin bölümün çıkarılması ve yerine "İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 08.12.2009 tarihinde 2008/247 esas ve 2009/201 karar sayı ile verilen, 16.12.2009 tarihinde kesinleşen 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti nedeniyle, sanığın hükmolunan cezasının TCK'nın 58. maddesinin 6 ve 7. fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresinin yazılması,
Suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karşı temyiz bulunmadığından 1412 sayılı CMUK'nun 326/son ve 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddeleri gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, 14.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükmün verildiği 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanığın, ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 08.12.2009 tarihinde 2008/247 esas ve 2009/201 karar sayı ile verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti yerine, iş bu dosya ile ilgisi olmayan sanık ... hakkındaki ... Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 11.04.2013 tarihinde verilen 2013/209 esas ve 2013/263 karar sayılı mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesi uyarınca belirtilen aykırılıkların düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine "Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına " ibaresinin yazılması,
2- Hüküm fıkrasından, tekerrür uygulamasına ilişkin bölümün çıkarılması ve yerine "İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 08.12.2009 tarihinde 2008/247 esas ve 2009/201 karar sayı ile verilen, 16.12.2009 tarihinde kesinleşen 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti nedeniyle, sanığın hükmolunan cezasının TCK'nın 58. maddesinin 6 ve 7. fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresinin yazılması,
Suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karşı temyiz bulunmadığından 1412 sayılı CMUK'nun 326/son ve 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddeleri gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, 14.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.