Yargıtay 20. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2016/1038 K.2016/4156
Özet: Uyuşmazlık, sanığın Salon 2008 kıraathanesinde yapılan aramada 0,066 gram MDMA içeren uyuşturucu madde ele geçirilmesi ve bu olayla ilgili olarak sanığın kendi suçunu ortaya çıkarması üzerine TCK 192/2 maddesinin uygulanmaması konusundaki itirazdır. Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek mahkumiyet kararını bozdu ve hükmü iptal etti.
Mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Mahkumiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İhbar üzerine Salon 2008 isimli kıraathanede yapılan aramada, haklarında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilen ..., ..., ... ve ... oturduğu masanın altında suç konusu 0,066 gram MDMA içerikli uyuşturucu madde ele geçirildiği, kendisi hakkında olayla ilgili hiçbir bilgi olmadığı ve soruşturma yapılmadığı anlaşılan sanığın olaydan bir gün sonra polis merkezine giderek kendisine ait olduğunu beyan etmek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, hakkında TCK'nın 192/2. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de;
a-Dairemizin 05.10.2015 tarihli bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
b-Sanık hakkında ... Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü'nün 20/11/2008 tarihli 2008/608
DS-4092 sayılı kararının "... Mahallesinde ... Sokak yoktur muhatap ismen tanınmıyor" şeklindeki şerh ile tebliğ edilemediği ve sanığın duruşmadaki "adres bilgileri hatalı yazılmış, benim adresim ... Sokak, No:40'dır, bana herhangi bir tebligat yapılmadı" şeklindeki beyanına rağmen, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uygun davranmadığının kabul edilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 22.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Mahkumiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İhbar üzerine Salon 2008 isimli kıraathanede yapılan aramada, haklarında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilen ..., ..., ... ve ... oturduğu masanın altında suç konusu 0,066 gram MDMA içerikli uyuşturucu madde ele geçirildiği, kendisi hakkında olayla ilgili hiçbir bilgi olmadığı ve soruşturma yapılmadığı anlaşılan sanığın olaydan bir gün sonra polis merkezine giderek kendisine ait olduğunu beyan etmek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, hakkında TCK'nın 192/2. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de;
a-Dairemizin 05.10.2015 tarihli bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
b-Sanık hakkında ... Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü'nün 20/11/2008 tarihli 2008/608
DS-4092 sayılı kararının "... Mahallesinde ... Sokak yoktur muhatap ismen tanınmıyor" şeklindeki şerh ile tebliğ edilemediği ve sanığın duruşmadaki "adres bilgileri hatalı yazılmış, benim adresim ... Sokak, No:40'dır, bana herhangi bir tebligat yapılmadı" şeklindeki beyanına rağmen, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uygun davranmadığının kabul edilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 22.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.