Yargıtay 20. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/1605 K.2016/128
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan şüpheli olan sanık üzerinde adli arama kararı alınmadan yapılan hukuka aykırı aramada ele geçirilen uyuşturucu maddelerin delil olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle mahkeme beraat kararına ihtiyaç duyduğunu, fakat TCK 188/3‑6. maddeleri uyarınca hâlen mahkumiyet hükmü kurduğunu belirledi; Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını yerinde bulup, 18.01.2016’da oybirliğiyle karar vererek mahkumiyet kararını bozdu ve beraat kararı verdi.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/610 - 2014/512 - 2013/841 - 2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı alınmasını gerektiren olayda arama kararı alınmadan arama yapılması hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan ve suçun maddi konusunu oluşturan deliller ya da suçun maddi konusu "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olacağından, ikrar bulunsa bile Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamaz.
Oluş ve dosya içeriğine göre, suç tarihinde şüphe üzerine sanığın üzerinde CMK'nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde "adli arama kararı" veya “yazılı adli arama emri” alınmadan yapılan aramada, 10 adet clonazepam içeren uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran tablet ele geçirildiği anlaşılmakla, sanığın üzerinde yapılan hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu etkiye sahip maddelerin, “suçun maddi konusu” ve “suçun delili” olarak hükme esas alınamayacağı gözetilerek, somut olayda suçun maddi konusu bulunmadığından, dolayısı ile suçun unsurları oluşmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, TCK'nın 188/3-6. maddeleri uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 18.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/610 - 2014/512 - 2013/841 - 2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı alınmasını gerektiren olayda arama kararı alınmadan arama yapılması hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan ve suçun maddi konusunu oluşturan deliller ya da suçun maddi konusu "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olacağından, ikrar bulunsa bile Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamaz.
Oluş ve dosya içeriğine göre, suç tarihinde şüphe üzerine sanığın üzerinde CMK'nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde "adli arama kararı" veya “yazılı adli arama emri” alınmadan yapılan aramada, 10 adet clonazepam içeren uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran tablet ele geçirildiği anlaşılmakla, sanığın üzerinde yapılan hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu etkiye sahip maddelerin, “suçun maddi konusu” ve “suçun delili” olarak hükme esas alınamayacağı gözetilerek, somut olayda suçun maddi konusu bulunmadığından, dolayısı ile suçun unsurları oluşmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, TCK'nın 188/3-6. maddeleri uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 18.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.