Yargıtay 20. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/15768 K.2016/1393
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, uyuşturucu madde ticareti suçunda sanığın mahkûmiyet kararını evvel karar verilen 07/02/2015 tarihli suç gününün 08/02/2015 olarak değiştirilmesi, tanık numunenin gerekli mühasabatının yapılmaması, adli sicil kayıtlarının göz önünde bulundurulmaması ve Anayasa Mahkemesi kararının uygulanmaması gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verdi.
Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Sanığın suçla ilgisini belirterek adını ve adresini bildirdiği “...” isimli kişi ile ilgili suç duyurusu üzerine ne gibi bir işlem yapıldığı ve hakkında dava açılıp açılmadığı belirlendikten, dava açılmış ise dosyası incelenerek, koşulları varsa bu dava ile birleştirildikten, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosya içine konulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanık hakkında TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının yeniden tartışılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
A-Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak “07/02/2015” yerine “08/02/2015” olarak yazılması,
B-.... alınan tanık numunenin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
C-Tekerrüre esas adli sicil kayıtları bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması,
D-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 09/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Sanığın suçla ilgisini belirterek adını ve adresini bildirdiği “...” isimli kişi ile ilgili suç duyurusu üzerine ne gibi bir işlem yapıldığı ve hakkında dava açılıp açılmadığı belirlendikten, dava açılmış ise dosyası incelenerek, koşulları varsa bu dava ile birleştirildikten, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosya içine konulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanık hakkında TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının yeniden tartışılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
A-Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak “07/02/2015” yerine “08/02/2015” olarak yazılması,
B-.... alınan tanık numunenin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
C-Tekerrüre esas adli sicil kayıtları bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması,
D-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 09/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.