‹ Ana sayfa
Yargıtay 20. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/1501 K.2016/2948

Esas No: 2015/1501 · Karar No: 2016/2948 · Karar Tarihi: 11.05.2016
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin temyiz başvuruları; Ağır Ceza Mahkemesi, delillerin ve yargılama işlemlerinin kanuna uygun olduğunu kabul ederek mahkumiyet kararını onayladı.
Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkûmiyet

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 5 ve 53. maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesi hükmü gereğince, sanık hakkında 2918 sayılı Kanun'un 119. maddesinin uygulanmasının mümkün bulunmaması,
3-Hükmolunan adli para cezalarının, 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1-Sanık hakkında 2918 sayılı Kanun’un 119. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hükümden çıkarılması,
2- YTL olarak hükmolunan adli para cezalarının TL’ye dönüştürülmesi,
Suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hakkında yeterli delil bulunmadığı aşamada diğer sanık ...'ın evinde ele geçen uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu kabul ederek kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasında yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması sırasında, tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün karar yerinde gösterilmemesi,
3- Hükmolunan adli para cezalarının, 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA;
3- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
1-Diğer sanık ...'ın evinde ele geçen uyuşturucu maddelerle sanık ...'ın ilgisinin saptanamadığı, sanıkta ele geçen 0,5 gram esrarın miktarına göre sanığın savunmalarının aksine söz konusu uyuşturucu maddeyi sattığına ya da başkalarına temin ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
A- hükmolunan adli para cezalarının, 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
B-5237 sayılı TCK’nın 5 ve 53. maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesi hükmü gereğince, sanık hakkında 2918 sayılı Kanun’nun 119. maddesinin uygulanmasının mümkün bulunmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA,
4- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
1-Kendisinde herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine diğer sanıklarda ele geçen uyuşturucu madde ile bir ilgisi olduğuna dair kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli bir delil bulunmadığı gözetilmeden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de; hükmolunan adli para cezasının, 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 11/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?