Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/644 K.2017/4935
Özet: Uyuşmazlıkta, davacı-karşı davalı erkeğin yerleşim yeri adresine tebligat yapılması esnasında, adreste yanlış tebligat yapıldığı gerekçesiyle temyiz başlatılmıştır. Mahkeme, tebligatın usulsüz olduğunu belirterek, yeniden adres araştırması yapılarak temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesini ve dosyanın mahalli mahkemeye iadesini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi, davacı-davalı erkeğin "adres kayıt sisteminde" kayıtlı yerleşim yeri adresine gönderilmiş, bu adreste Tebligat Kanununun 6099 sayılı Kanunla değişik 21/2. maddesi uyarınca mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Davacı-davalı erkeğin "adres kayıt sisteminde" kayıtlı olan yerleşim yeri adresi aynı zamanda davalı-davacı kadının oturduğu yer adresidir.
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adres olarak kabul edileceğine ve tebligatın burada yapılacağına imkan veren Tebligat Kanununun 10. maddesine 6099 sayılı Yasayla ilave edilen hüküm; bu adresin aynı davada "hasım" olan diğer tarafın adresi olmaması halinde uygulanabilir. Aksi halde, aynı davada "hasım" durumunda olan kişilerin yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesinde gösterilen usule şeklen uygun da olsa bir tebligatın yapılmış olması (tebliğ muhatabı bu adresten ayrılmış olsa bile) yeterli kabul edilir ve bu durum, kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi sonucuna yol açar. Oysa usulüne uygun bir tebligatın amacı, kişiyi aleyhine açılan davadan haberdar etmek, dolayısıyla kendisini ilgilendiren yargılamadan tam olarak bilgi sahibi olmasını sağlamak, açıklamada bulunmak ve ispat hakkını kullanmasına imkan vermektir. Bu haliyle; davacı-karşı davalı erkeğe, aynı zamanda davalı-karşı davacı kadının oturduğu yer olan adreste Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin tebliği usulsüzdür. Davacı-karşı davalı erkeğe, gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin yeniden adres araştırması yapılarak usule uygun olarak tebliği sağlandıktan ve temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE, oybirliğiyle karar verildi. 27.04.2017(Prş.)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi, davacı-davalı erkeğin "adres kayıt sisteminde" kayıtlı yerleşim yeri adresine gönderilmiş, bu adreste Tebligat Kanununun 6099 sayılı Kanunla değişik 21/2. maddesi uyarınca mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Davacı-davalı erkeğin "adres kayıt sisteminde" kayıtlı olan yerleşim yeri adresi aynı zamanda davalı-davacı kadının oturduğu yer adresidir.
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adres olarak kabul edileceğine ve tebligatın burada yapılacağına imkan veren Tebligat Kanununun 10. maddesine 6099 sayılı Yasayla ilave edilen hüküm; bu adresin aynı davada "hasım" olan diğer tarafın adresi olmaması halinde uygulanabilir. Aksi halde, aynı davada "hasım" durumunda olan kişilerin yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesinde gösterilen usule şeklen uygun da olsa bir tebligatın yapılmış olması (tebliğ muhatabı bu adresten ayrılmış olsa bile) yeterli kabul edilir ve bu durum, kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi sonucuna yol açar. Oysa usulüne uygun bir tebligatın amacı, kişiyi aleyhine açılan davadan haberdar etmek, dolayısıyla kendisini ilgilendiren yargılamadan tam olarak bilgi sahibi olmasını sağlamak, açıklamada bulunmak ve ispat hakkını kullanmasına imkan vermektir. Bu haliyle; davacı-karşı davalı erkeğe, aynı zamanda davalı-karşı davacı kadının oturduğu yer olan adreste Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin tebliği usulsüzdür. Davacı-karşı davalı erkeğe, gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin yeniden adres araştırması yapılarak usule uygun olarak tebliği sağlandıktan ve temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE, oybirliğiyle karar verildi. 27.04.2017(Prş.)
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.