Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/2888 K.2017/8519
Özet: Uyuşmazlık, davacı kadının boşanma sebep olarak sayılan fiziksel şiddet olaylarıyla ilgili kusur tanımı ve 50.000 TL manevi tazminat talebi üzerine kurulmuştur. Mahkeme, davalı erkeğin kusuru nedeniyle boşanma kararını onayladığını belirtecek şekilde, davacı kadının manevi tazminat talebini reddederek temyiz kararının çoğu bölümüyle bozup yenisini kabul etti.
MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, manevi tazminatın miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davalı erkeğe kusur olarak yüklenen fiziksel şiddet vakıasına dilekçeler aşamasında davacı kadının dayanmadığı, dayanılmayan vakıa karşı tarafa kusur olarak yüklenemez ise de; gerçekleşen vakıalara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları versizdir.
2-Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. Islah veya karşı tarafın açık muvafakati saklıdır (HMK m. 141). Davacı vekili tahkikat aşamasında verdiği 16.04.2015 tarihli dilekçe ile 50.000 TL manevi tazminat talep etmiş, davalı ise bu taleple ilgili olarak açık bir muvafakat beyanında bulunmadığı gibi, davacı tarafından usulüne uygun şekilde yapılmış ıslah da bulunmamaktadır. Durum böyleyken, davacı kadının manevi tazminat isteği ile ilgili olarak "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, bozma sebebine göre davacı kadının manevi tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.07.2017 (Prş.)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, manevi tazminatın miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davalı erkeğe kusur olarak yüklenen fiziksel şiddet vakıasına dilekçeler aşamasında davacı kadının dayanmadığı, dayanılmayan vakıa karşı tarafa kusur olarak yüklenemez ise de; gerçekleşen vakıalara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları versizdir.
2-Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. Islah veya karşı tarafın açık muvafakati saklıdır (HMK m. 141). Davacı vekili tahkikat aşamasında verdiği 16.04.2015 tarihli dilekçe ile 50.000 TL manevi tazminat talep etmiş, davalı ise bu taleple ilgili olarak açık bir muvafakat beyanında bulunmadığı gibi, davacı tarafından usulüne uygun şekilde yapılmış ıslah da bulunmamaktadır. Durum böyleyken, davacı kadının manevi tazminat isteği ile ilgili olarak "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, bozma sebebine göre davacı kadının manevi tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.07.2017 (Prş.)
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.