Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/25475 K.2018/8284
Özet: Mahkeme, davalı erkeğin temyiz dilekçesinin muhtar üzerinden yapılan yetkisiz tebliğinin usulleri ihlal ettiğini tespit ederek, temyiz dilekçesinin geçersiz olduğunu kerek ve mahalli mahkeme kararıyla dosyanın ilgili mahkemeye iadesini kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı erkeğin temyiz dilekçesinin, davacı kadına tebliğine ilişkin mazbatada, tebligatın Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince, mahalle muhtarına yapıldığı görülmektedir. Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini, muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalanması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur (Y.H.G.K'nun 29.12.1993 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı). Dosyamızdaki mazbatada beyanına başvurulan kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip iken isim vermekten de imtina ettiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacıya temyiz dilekçesinin tebliği geçersizdir. Davacı kadına, davalının temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliği sağlanıp, yasal katılma yolu ile temyiz süresi de beklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verildi. 27.06.2018 (Çrş.)
DAVA TÜRÜ: Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı erkeğin temyiz dilekçesinin, davacı kadına tebliğine ilişkin mazbatada, tebligatın Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince, mahalle muhtarına yapıldığı görülmektedir. Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini, muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalanması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur (Y.H.G.K'nun 29.12.1993 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı). Dosyamızdaki mazbatada beyanına başvurulan kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip iken isim vermekten de imtina ettiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacıya temyiz dilekçesinin tebliği geçersizdir. Davacı kadına, davalının temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliği sağlanıp, yasal katılma yolu ile temyiz süresi de beklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verildi. 27.06.2018 (Çrş.)
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.