Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/17997 K.2015/3301
Özet: (1) Taraflar, Türk Medeni Kanunu’nun 166/3 maddesi uyarınca boşanmış olup, mahalli mahkemece verilen anlaşmalı boşanma kararının temyiz edilmesiyle uyuşmazlık konusu; (2) Mahkeme, temyiz edilen hükmü bozarak diğer temyiz sebeplerini incelemeye yer vermediğini ve temyiz harçlarının geri verilmesini kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Soma 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ: 24.10.2013
NUMARASI: Esas no:2013/359 Karar no:2013/303
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Temyiz eden davalı, kanun yoluna başvuru sırasında, adli yardım talebinde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinin ekindeki muhtarlıkça verilen fakirlik belgesinden davalının, kendisinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin temyiz harç ve giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu, talebinin de açıkça dayanaktan yoksun bulunmadığı anlaşıldığından, adil yardım talebi yerinde görülmüş, kabulü ile temyiz harç ve giderlerinden geçici olarak muafiyetle sınırlı olmak üzere adli yardımdan yararlandırılmasına karar verilerek temyiz itirazları incelenmiştir.
2-Taraflar Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Anlaşmanın bozulması ile anlaşmalı boşanma hükmü bütünüyle geçersiz hale gelir (HUMK m. 439/2). Bu halde anlaşmalı boşanma davasının "çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerekir.
Açıklanan sebeple mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 02.03.2015 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kanuni gerekterici sebeplere ve özellikle davacı, karardan sonra "davadan feragat" ettiği yönünde bir irade ortaya koymadığına göre, davalının müceret "barışma" iddiasının kabul edilemeyeceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum.
TARİHİ: 24.10.2013
NUMARASI: Esas no:2013/359 Karar no:2013/303
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Temyiz eden davalı, kanun yoluna başvuru sırasında, adli yardım talebinde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinin ekindeki muhtarlıkça verilen fakirlik belgesinden davalının, kendisinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin temyiz harç ve giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu, talebinin de açıkça dayanaktan yoksun bulunmadığı anlaşıldığından, adil yardım talebi yerinde görülmüş, kabulü ile temyiz harç ve giderlerinden geçici olarak muafiyetle sınırlı olmak üzere adli yardımdan yararlandırılmasına karar verilerek temyiz itirazları incelenmiştir.
2-Taraflar Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Anlaşmanın bozulması ile anlaşmalı boşanma hükmü bütünüyle geçersiz hale gelir (HUMK m. 439/2). Bu halde anlaşmalı boşanma davasının "çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerekir.
Açıklanan sebeple mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 02.03.2015 (Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kanuni gerekterici sebeplere ve özellikle davacı, karardan sonra "davadan feragat" ettiği yönünde bir irade ortaya koymadığına göre, davalının müceret "barışma" iddiasının kabul edilemeyeceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.