‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Aile Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/3617 K.2012/5040

Esas No: 2012/3617 · Karar No: 2012/5040 · Karar Tarihi: 08.03.2012
Özet: (1) Davacı, eşinin izni olmadan aile konutunu Huriye’ye devreden kayınvalidesine karşı, bu devirin iptalini ve taşınmazı eşine tescil ettirilmesini talep etti; (2) Mahkeme, evlilik birliğinin sona ermesiyle rızaya bağlı tasarrufun geçerliliğini koruduğu gerekçesiyle davayı reddetti.
MAHKEMESİ: Karşıyaka l. Aile Mahkemesi

TARİHİ: 14.07.2009

NUMARASI: Esas no:2008/1248 Karar no:2009/634

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, dava dışı eşine ait aile konutu olarak kullandıkları taşınmazın, Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesine aykırı olarak açık rızası alınmadan, eşi tarafından davalı Huriye'ye devredildiğini devralan bu kişinin kayınvalidesi olup, kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, devre ilişkin tasarrufun iptali ile taşınmazın, eşinin üzerine tesciline karar verilmesini istemiştir. Dava açıldıktan sonra davacının eşinden boşandığı, kararın 25.12.2007 tarihinde kesinleştiği bu tarihte evlilik birliğinin sona erdiği görülmektedir. Türk Medeni Kanununun 194. maddesi, "evliliğin genel hükümleri" kapsamında olup, evlilik birliği devam ettiği sürece aktif ve etkin olan bir hükümdür. Bu hüküm gereğince, aile konutuyla ilgili tasarruflarda " diğer eşin rızası" evlilik birliğinin devamı süresince aranır. Ve rızası gereken eş de, bu rıza alınmadan yapılan tasarruf işlemine karşı birlik devam ettiği sürece dava açma hakkına sahiptir. Başlangıçta açık rıza alınmadan yapılan devir işlemindeki geçersizlik, rızası gereken eşin sonradan işleme onay vermesiyle geçerli hale gelir. Veya işlem, rızaya bağlı olmaktan çıktığında geçerlilik kazanır. Davacının, açık rızasını gerektiren evlilik, dava kesin sonuca bağlanmadan boşanma kararıyla sona erdiğine göre, artık işlem onaya tabi olmaktan çıkmış ve baştan itibaren geçerli hale gelmiştir. Öyleyse davanın reddine karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hümkün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.03.2012 (Per.)

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?