Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/4199 K.2012/14380
Özet: (1) Taraflar arasında küçük bir çocuğun evlat edinilmesi için gerekli aracılık kurumu başvurusu yapılmadan açılan davanın geçerliliği; (2) Mahkeme, aracı kurumun başvurusunun eksikliği nedeniyle davayı reddetti ve temyiz isteğini kabul etmedi.
MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Evlat Edinme
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 79.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere sonucunda oybirliği, gerekçesinde oyçokluğuyla karar verildi.30.05.2012 (Çrş.)
(Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Dava, küçüğün evlat edinilmesi isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 320. maddesine dayanılarak çıkartılan "Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük" 15.03.2009 tarihinde yürürlüğe konulmuş, dava bu tarihten sonra 08.01.2010 tarihinde açılmıştır. Bakanlar Kurulu, Tüzükle küçüklerin evlat edinilmesinde aracılık faaliyetlerini yürütme yetkisini Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna vermiştir (Tüzük m. 3). Tüzüğün genel gerekçesinde "Tüzük hükümlerinin sadece korunmaya muhtaç küçüklerin evlat edinilmesiyle sınırlı olmadığı korunmaya muhtaç olmayan küçüklerin evlat edinilmesinin de Tüzüğün kapsamında olduğu" belirtilmektedir. Tüzüğün yasal dayanağını oluşturan Türk Medeni Kanununun 320. maddesinde yer alan düzenleme emredici niteliktedir. İster kurumda koruma altına alınmış (korunmaya muhtaç) olsun, isterse koruma altında bulunmasın veya bu nitelikte olmasın, küçüklerin evlat edinilmesinde aracı kuruma başvuru ihtiyari değil, zorunludur. Diğer bir ifade ile Tüzüğün yürürlüğe girmesiyle, bir küçüğü evlat edinmek isteyenler, Bakanlar Kurulunca yetki verilen aracı kuruma başvuruda bulunmaksızın ve kurumun aracılık faaliyetini harekete geçirmeksizin doğrudan mahkemeye evlat edinme başvurusunda bulunamazlar. Aracı kuruma başvuru ve bu kurumu aracılık faaliyetini ikmal etmiş olması dava şartıdır. Bu koşul yerine getirilmeden açılan davanın "dava şartı bulunmadığından" reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta dava reddedildiğine göre, verilen karar açıklanan sebeple sonucu itibarıyla doğrudur. Bu sebeple sayın çoğunluğun onama kararına sonuç itibarıyla katılmakla birlikte gerekçesine iştirak etmiyorum.
DAVA TÜRÜ: Evlat Edinme
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 79.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere sonucunda oybirliği, gerekçesinde oyçokluğuyla karar verildi.30.05.2012 (Çrş.)
(Muhalif)
KARŞI OY YAZISI
Dava, küçüğün evlat edinilmesi isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 320. maddesine dayanılarak çıkartılan "Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük" 15.03.2009 tarihinde yürürlüğe konulmuş, dava bu tarihten sonra 08.01.2010 tarihinde açılmıştır. Bakanlar Kurulu, Tüzükle küçüklerin evlat edinilmesinde aracılık faaliyetlerini yürütme yetkisini Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna vermiştir (Tüzük m. 3). Tüzüğün genel gerekçesinde "Tüzük hükümlerinin sadece korunmaya muhtaç küçüklerin evlat edinilmesiyle sınırlı olmadığı korunmaya muhtaç olmayan küçüklerin evlat edinilmesinin de Tüzüğün kapsamında olduğu" belirtilmektedir. Tüzüğün yasal dayanağını oluşturan Türk Medeni Kanununun 320. maddesinde yer alan düzenleme emredici niteliktedir. İster kurumda koruma altına alınmış (korunmaya muhtaç) olsun, isterse koruma altında bulunmasın veya bu nitelikte olmasın, küçüklerin evlat edinilmesinde aracı kuruma başvuru ihtiyari değil, zorunludur. Diğer bir ifade ile Tüzüğün yürürlüğe girmesiyle, bir küçüğü evlat edinmek isteyenler, Bakanlar Kurulunca yetki verilen aracı kuruma başvuruda bulunmaksızın ve kurumun aracılık faaliyetini harekete geçirmeksizin doğrudan mahkemeye evlat edinme başvurusunda bulunamazlar. Aracı kuruma başvuru ve bu kurumu aracılık faaliyetini ikmal etmiş olması dava şartıdır. Bu koşul yerine getirilmeden açılan davanın "dava şartı bulunmadığından" reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru değil ise de, sonuçta dava reddedildiğine göre, verilen karar açıklanan sebeple sonucu itibarıyla doğrudur. Bu sebeple sayın çoğunluğun onama kararına sonuç itibarıyla katılmakla birlikte gerekçesine iştirak etmiyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.