Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Aile Hukuku
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/3239 K.2012/1081
Özet: Uyuşmazlık, eşin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasıyla açılan boşanma davasıdır. Mahkeme, davacı‑davalı kadının boşanma talebini kabul ederek kararını bozdu ve kocanın davasını reddetti.
MAHKEMESİ: Ankara 10. Aile Mahkemesi
TARİHİ: 26.11.2010
NUMARASI: Esas no: 2009/1711 Karar no:2010/1476
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Toplanan delillerden, davacı-davalı kadının eşini sadakat yükümlülüğü konusunda kıskançlığa dayalı haksız suçlamada bulunduğu; buna karşılık davalı-davacı kocanın da eşini ortak konuttan kovduğu anlaşılmaktadır. Davalı-davacı kocanın cevap dilekçesindeki evliliği kurtarma yolunda çaba gösterildiğinin belirtilmesi, eşin kusurlu davranışları af veya hoşgörme niteliğinde olmayıp bir barışma görüşmesi yapılmasına yöneliktir. Bu durumda, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına her iki tarafın belirtilen eşit kusurlu davranışlarının neden olduğu anlaşılmaktadır. Davacı-davalı kadının davası bakımından Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesindeki boşanma koşulları oluşmuştur. Durum böyleyken, davalı-davacı kocanın davası yanında, davacı-davalı kadının davası da kabul edilmek suretiyle boşanma kararı verilmesi gerekirken; sadece kocanın davasının kabul edilip, davacı-davalı kadının davasının reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple davacı-davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı-davalı kadının, kocanın boşanma davası ve fer’ilerine yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.23.01.2012
TARİHİ: 26.11.2010
NUMARASI: Esas no: 2009/1711 Karar no:2010/1476
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Toplanan delillerden, davacı-davalı kadının eşini sadakat yükümlülüğü konusunda kıskançlığa dayalı haksız suçlamada bulunduğu; buna karşılık davalı-davacı kocanın da eşini ortak konuttan kovduğu anlaşılmaktadır. Davalı-davacı kocanın cevap dilekçesindeki evliliği kurtarma yolunda çaba gösterildiğinin belirtilmesi, eşin kusurlu davranışları af veya hoşgörme niteliğinde olmayıp bir barışma görüşmesi yapılmasına yöneliktir. Bu durumda, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına her iki tarafın belirtilen eşit kusurlu davranışlarının neden olduğu anlaşılmaktadır. Davacı-davalı kadının davası bakımından Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesindeki boşanma koşulları oluşmuştur. Durum böyleyken, davalı-davacı kocanın davası yanında, davacı-davalı kadının davası da kabul edilmek suretiyle boşanma kararı verilmesi gerekirken; sadece kocanın davasının kabul edilip, davacı-davalı kadının davasının reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple davacı-davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı-davalı kadının, kocanın boşanma davası ve fer’ilerine yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.23.01.2012
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.