Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Aile Hukuku
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2011/22706 K.2012/18450
Özet: (1) Taraflar, eşit kusurlu kabul edilerek boşanma ve tazminat talepleri üzerine uyuşmazlık yaşadı; (2) Mahkeme, eşit kusur kararını bozarak davalıya ait maddi‑manevi tazminat isteklerini reddetti ve temyiz kararı geri döndürdü.
MAHKEMESİ: Bafra 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ: 22.09.2011
NUMARASI: Esas no: 2011/236 Karar no:2011/656
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, “taraflar eşit kusurlu” kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş, davalının maddi ve manevi tazminat talepleri “eşit kusur” sebebiyle reddedilmiştir. Davalı hükmün boşanmaya ilişkin bölümünü temyiz etmemekle beraber, boşanmada eşit kusurlu kabul edilmesine ilişkin gerekçeyi temyiz ederek hükme karşı çıktığına göre, boşanma bakımından mahkemece kabul edilmiş olan kusur, tazminatlar bakımından davalı aleyhinde kesinleşmiş sayılamaz ve davalıyı bağlamaz.
Türk Medeni Kanununun 174. maddesi uyarınca, boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat isteyen tarafın kusursuz ya da diğerine göre az kusurlu olması, maddi tazminat için, mevcut veya beklenen bir yararın boşanma yüzünden zedelenmiş, manevi tazminat için de boşanmaya sebep olan olayların tazminat isteyenin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerekir. Bu yasal koşullar gerçekleşmiş ise, maddi ve manevi tazminata hükmolunur.
Temyize konu davada; mahkeme, tarafları eşit kusurlu kabul etmiş, buna dayanak olarak karşılıklı olarak birbirlerine hakaret küfür ve müessir fiilde bulunmalarını göstermiştir. Oysa bu eylemlerin yanında davacının evi terk edip gittikten sonra bir başka kadınla ilişkisinin olduğu, bu suretle sadakat yükümlülüğünü (TMK.md.185/3) ihlal ettiği de gerçekleşmiştir. Bu durumda davacının, davalıya göre daha fazla kusurlu kabul edilmesi gerekir. Hal böyleyken, bu olay nazara alınmamak suretiyle davacının davalıyla aynı oranda kusurlu kabul edilmesi ve buna bağlı olarak davalının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.03.07.2012 (Salı)
TARİHİ: 22.09.2011
NUMARASI: Esas no: 2011/236 Karar no:2011/656
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, “taraflar eşit kusurlu” kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş, davalının maddi ve manevi tazminat talepleri “eşit kusur” sebebiyle reddedilmiştir. Davalı hükmün boşanmaya ilişkin bölümünü temyiz etmemekle beraber, boşanmada eşit kusurlu kabul edilmesine ilişkin gerekçeyi temyiz ederek hükme karşı çıktığına göre, boşanma bakımından mahkemece kabul edilmiş olan kusur, tazminatlar bakımından davalı aleyhinde kesinleşmiş sayılamaz ve davalıyı bağlamaz.
Türk Medeni Kanununun 174. maddesi uyarınca, boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat isteyen tarafın kusursuz ya da diğerine göre az kusurlu olması, maddi tazminat için, mevcut veya beklenen bir yararın boşanma yüzünden zedelenmiş, manevi tazminat için de boşanmaya sebep olan olayların tazminat isteyenin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerekir. Bu yasal koşullar gerçekleşmiş ise, maddi ve manevi tazminata hükmolunur.
Temyize konu davada; mahkeme, tarafları eşit kusurlu kabul etmiş, buna dayanak olarak karşılıklı olarak birbirlerine hakaret küfür ve müessir fiilde bulunmalarını göstermiştir. Oysa bu eylemlerin yanında davacının evi terk edip gittikten sonra bir başka kadınla ilişkisinin olduğu, bu suretle sadakat yükümlülüğünü (TMK.md.185/3) ihlal ettiği de gerçekleşmiştir. Bu durumda davacının, davalıya göre daha fazla kusurlu kabul edilmesi gerekir. Hal böyleyken, bu olay nazara alınmamak suretiyle davacının davalıyla aynı oranda kusurlu kabul edilmesi ve buna bağlı olarak davalının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.03.07.2012 (Salı)
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.