‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/7607 K.2026/10172

Esas No: 2026/7607 · Karar No: 2026/10172 · Karar Tarihi: 03.06.2026
Özet: (1) Çocuk yaşta işlenen suç için verilen kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK 50/3 maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve zamanaşımı sürelerinin doğru uygulanmaması nedeniyle kararın hukuka aykırı olduğu; (2) Mahkeme, bu usulsüzlük ve zamanaşımı hatalarını gerekçe göstererek mahkûmiyet kararını bozan ve hükmün geri bırakılmasıyla ilgili yargılamayı iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/686 E., 2022/514 K.

BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

I- İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2026 tarihli ve KYB-2026/46486 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının anılan Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde;
2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 12.09.2017 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 23.08.2019 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e ve 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 6 yıllık zamanaşımının, 22.04.2012 olan suç tarihinden karar tarihine kadar geçmiş bulunması ve aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddelerinde belirtilen 4 yıllık dava zamanaşımının sorgu tarihi olan 30.04.2013 ile karar tarihi arasında geçmiş bulunmasına rağmen yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde; isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II- GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 12.09.2017 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 23.08.2019 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e ve 31/2. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 6 yıllık zamanaşımının, 22.04.2012 olan suç tarihinden karar tarihine kadar geçmiş bulunması ve aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddelerinde belirtilen 4 yıllık dava zamanaşımının sorgu tarihi olan 30.04.2013 ile karar tarihi arasında geçmiş bulunmasına rağmen yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Gaziantep 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2021/686 Esas, 2022/514 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin suça sürüklenen çocuğun cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE, (2) numaralı kanun yararına bozma talebi doğrultusunda verilen karar itibarıyla (1) numaralı kanun yararına bozma talebi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?