Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/3207 K.2026/10136
Özet: Uyuşmazlık, sanık…'ın hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından ilave, temyiz istemlerinin eksik veya usulsüz şekilde iletilmesi nedeniyle ortaya çıktı. Mahkeme, sanık ve müdafinin temyiz istemlerini esastan reddederek kararlarını onayladı ve ilgili belgeleri ilgili bölge adliye mahkemesine göndermeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/720 E., 2019/666 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden
Yoklukta verilip 25.04.2019 tarihinde tebliğ edilen kararı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 20.01.2020 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafiinin yokluğunda verilip 22.04.2019 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 24.04.2019 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak Dairemizin 01.10.2025 tarihli noksan ikmali kararı uyarınca mahallince sanık müdafiine gerekçeli temyiz dilekçesi sunması yönündeki 22.12.2025 tebliğ tarihli ihtara rağmen 5271 sayılı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
III. Sanık ... Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
IV. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, suçsuz olduğuna, sabıkası olduğu için cezalandırıldığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, uzlaşmak ve zararı gidermek istediğine ilişkin olduğu; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın TCK'nın 37. maddesi uyarınca iştirak iradesiyle hareket ettiğine dair delil bulunmadığına, sanığın konuta girmediğine, sahte plakadan haberdar olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SAYISI: 2019/720 E., 2019/666 K.
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden
Yoklukta verilip 25.04.2019 tarihinde tebliğ edilen kararı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 20.01.2020 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık müdafiinin yokluğunda verilip 22.04.2019 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 24.04.2019 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak Dairemizin 01.10.2025 tarihli noksan ikmali kararı uyarınca mahallince sanık müdafiine gerekçeli temyiz dilekçesi sunması yönündeki 22.12.2025 tebliğ tarihli ihtara rağmen 5271 sayılı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
III. Sanık ... Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
IV. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, suçsuz olduğuna, sabıkası olduğu için cezalandırıldığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, uzlaşmak ve zararı gidermek istediğine ilişkin olduğu; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın TCK'nın 37. maddesi uyarınca iştirak iradesiyle hareket ettiğine dair delil bulunmadığına, sanığın konuta girmediğine, sahte plakadan haberdar olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.