Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/2181 K.2024/7224
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanıkların faaliyetleriyle kamu malına zarar vermesiyle ilgili 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre suçun işlenip işlenmediği ve dava zamanaşımı süresiyle ilgili taklimat kararının geçerliliğini tartışmaktadır. (2) Mahkeme, dosyadaki taklimatı ve sanıkların faaliyetlerinin ceza hükümlerine uymadığını, ayrıca soruşturmanın ve tutuklamanın hukuki geçerliliği olmadığını belirterek, taklimat kararını bozmuş ve dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu malına zarar verme
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.03.2019 tarihli ve 2017/3417 Esas, 2019/3691 Karar sayılı kararıyla duruşmaya usûlüne uygun çağrılmayan İçişlen Bakanlığına gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin sağlanması için, dosyanın mahalline iade edilmesinden sonra gerekçeli kararın suçtan zarar gören kuruma tebliği üzerine kurum vekilinin 26.04.2019 tarihli dilekçesiyle katılma talebinde bulunduğu gözetilmeden katılma talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören kurumun davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanıkların kolluk görevlilerinin araçlarına taş ve sopayla vurmak suretiyle araçların zarar görmesine sebebiyet vermeleri şeklinde iddia olunan eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 04.12.2013 tarihli sanık ...'in sorgu tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektinniş, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiyi dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kamu malına zarar verme
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.03.2019 tarihli ve 2017/3417 Esas, 2019/3691 Karar sayılı kararıyla duruşmaya usûlüne uygun çağrılmayan İçişlen Bakanlığına gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin sağlanması için, dosyanın mahalline iade edilmesinden sonra gerekçeli kararın suçtan zarar gören kuruma tebliği üzerine kurum vekilinin 26.04.2019 tarihli dilekçesiyle katılma talebinde bulunduğu gözetilmeden katılma talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören kurumun davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanıkların kolluk görevlilerinin araçlarına taş ve sopayla vurmak suretiyle araçların zarar görmesine sebebiyet vermeleri şeklinde iddia olunan eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 04.12.2013 tarihli sanık ...'in sorgu tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektinniş, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiyi dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.